Mevzuat Kategorileri
Hukuksal Düzenlemeler
Türkiye’de Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Sosyal Güvenlik Hukuku, Vergi Hukuku, İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı, Borçlar Hukuku, İş Hukuku, Ticaret Hukuku, Türk Parası Kıymetini Koruma Mevzuatı, Kambiyo Mevzuatı ve Vatandaşlık ve Göçmenlik Mevzuatı ile ilgili en güncel bilgilerin yer aldığı makalelere buradan ulaşabilirsiniz.
İkili Anlaşmalar
Türkiye ve diğer ülkeler arasında yapılan en güncel uluslararası ikili sosyal güvenlik ve vergi anlaşmalarının tarihlerine ve dokümanlarına buradan ulaşabilirsiniz.
30 Eylül 2026
Yazar Civan Güneş, Kategori Çalışma Hayatı
PEO (Professional Employer Organization), şirketlerin bordro, insan kaynakları, çalışan özlük işlemleri ve istihdama ilişkin belirli operasyonlarını uzman bir hizmet sağlayıcı aracılığıyla yönetmelerini sağlayan kapsamlı bir hizmet modelidir. Özellikle farklı bir ülkede faaliyet gösteren veya yeni bir pazara giriş yapan şirketler açısından PEO; yerel bordro ve insan kaynakları uzmanlığına erişmeyi, idari iş yükünü azaltmayı ve çalışan süreçlerini daha merkezi bir yapıda yönetmeyi mümkün kılar.
PEO hizmetinin kapsamı; faaliyet gösterilen ülkenin iş hukuku, sosyal güvenlik ve vergi düzenlemeleri ile şirketin ihtiyaçlarına göre değişebilir. Bordro yönetimi, çalışan özlük süreçleri, işe giriş ve işten ayrılış işlemleri, çalışan yan hakları, izin yönetimi ve çeşitli insan kaynakları operasyonları PEO hizmetinin kapsamına dâhil edilebilir.
Uluslararası literatürde PEO kavramı özellikle ABD'deki co-employment (ortak istihdam) modeliyle ilişkilendirilse de PEO'nun hukuki yapısı her ülkede aynı değildir. Bu nedenle Türkiye'de PEO hizmeti değerlendirilirken uluslararası terminolojiden çok, hizmetin Türkiye'deki gerçek istihdam yapısı ve tarafların üstlendiği sorumluluklar dikkate alınmalıdır.
PEO, “Professional Employer Organization” ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçede “Profesyonel İşveren Organizasyonu” veya “Profesyonel İşveren Kuruluşu” olarak kullanılabilmekle birlikte uluslararası insan kaynakları terminolojisinde PEO kısaltması yaygın olarak tercih edilmektedir.
PEO, yalnızca bordro hesaplamalarının başka bir şirket tarafından yapılması anlamına gelmez. PEO hizmet modeli; bordro, insan kaynakları ve çalışan yaşam döngüsünün farklı aşamalarındaki operasyonların bütünleşik biçimde yönetilmesini kapsayabilir.
Hizmet kapsamına bağlı olarak PEO:
gibi farklı alanlarda şirketlere destek sağlayabilir.
PEO hizmetinin hangi süreçleri kapsayacağı ise şirketin ihtiyaçları, hizmet sözleşmesi ve hizmetin sunulduğu ülkedeki düzenlemeler doğrultusunda belirlenir.
PEO hizmet modeli oluşturulurken öncelikle şirketin mevcut organizasyon yapısı, çalışan profili ve hangi insan kaynakları süreçlerinde desteğe ihtiyaç duyduğu belirlenir. Ardından şirket ile PEO hizmet sağlayıcısı arasındaki görev ve sorumluluk dağılımı yapılandırılır.
Müşteri şirket, çalışanların günlük faaliyetlerini yönetmeye, görev ve performans hedeflerini belirlemeye ve ticari kararları almaya devam eder.
PEO ise hizmet kapsamına bağlı olarak bordro, özlük, çalışan yan hakları, izinler, çalışan kayıtları ve diğer İK operasyonlarının yönetimini üstlenebilir.
Örneğin şirket bir çalışanın ücret artışına veya yeni bir yan hak sağlanmasına karar verebilir. Bu kararın bordro sistemine aktarılması, gerekli hesaplamaların yapılması, ilgili çalışan kayıtlarının güncellenmesi ve raporlamaya yansıtılması ise PEO hizmetinin kapsamına göre hizmet sağlayıcı tarafından yürütülebilir.
Dolayısıyla başarılı bir PEO modeli yalnızca süreçlerin dış kaynakla yönetilmesine değil, şirket ile hizmet sağlayıcı arasındaki veri, görev ve sorumluluk akışının doğru kurulmasına dayanır.
PEO hizmetlerinin kapsamı şirketin organizasyon yapısına ve ihtiyaçlarına göre farklılaştırılabilir. Özellikle uluslararası şirketlerde bordro, İK ve çalışan süreçlerinin birbirinden bağımsız değil, bütünleşik biçimde ele alınması önemlidir.
Bordro yönetimi PEO hizmetlerinin temel bileşenlerinden biridir. Çalışanların ücretlerinin hesaplanması, ücret bileşenlerinin bordroya aktarılması, yasal kesintilerin hesaplanması, bordroların oluşturulması ve sonuçların raporlanması bu kapsamda yürütülebilir.
Türkiye'de bordro süreçleri yalnızca aylık ücret hesaplamasından oluşmaz. Çalışanın işe giriş veya işten ayrılışı, ücret değişiklikleri, prim ve ikramiyeler, yan haklar, izinler, fazla çalışmalar ve diğer çalışan hareketleri bordro hesaplamalarını doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle bordro ile insan kaynakları verileri arasındaki bilgi akışının doğru yönetilmesi PEO operasyonunun temel unsurlarından biridir.
PEO hizmeti, çalışanların işe başlamasından işten ayrılmasına kadar oluşan farklı İK ve özlük süreçlerini kapsayabilir. Çalışan bilgilerinin oluşturulması ve güncellenmesi, özlük kayıtlarının yönetimi, ücret değişiklikleri, izinler, yan haklar ve işten ayrılış süreçleri bu yapı içerisinde takip edilebilir.
Böylece bordro ile çalışan verilerinin birbirinden kopuk süreçler olarak yönetilmesi yerine çalışan yaşam döngüsü boyunca birbiriyle bağlantılı bir operasyon oluşturulabilir.
Şirketin ihtiyacına bağlı olarak PEO hizmetleri işe alım süreçleriyle de desteklenebilir. Özellikle Türkiye pazarına yeni giren uluslararası şirketler açısından yerel iş gücü piyasasının, ücret seviyelerinin ve işe alım dinamiklerinin bilinmesi önem taşır.
CottGroup'un yerel piyasa deneyimi ve insan kaynakları uzmanlığıyla şirketlerin ihtiyaç duyduğu pozisyonların belirlenmesinden uygun adayların bulunmasına kadar işe alım süreçlerinin farklı aşamaları desteklenebilir.
Türkiye'deki çalışanların bordro süreçleri; gelir vergisi, damga vergisi, sosyal güvenlik primleri ve çeşitli yasal bildirimlerle bağlantılıdır. PEO hizmeti kapsamında bu işlemlerin hizmet modeline uygun biçimde hesaplanması, takip edilmesi ve ilgili operasyonların yürütülmesi sağlanabilir.
Uluslararası şirketler açısından PEO hizmetinin önemli avantajlarından biri, Türkiye'deki iş hukuku, bordro, sosyal güvenlik ve diğer zorunlu istihdam uygulamaları yerel mevzuata uygun şekilde yürütülürken şirketin global İK politikalarının da uygun ölçüde operasyonlara entegre edilebilmesidir. Bu kapsamda çalışanlara ilişkin ücret, yan hak, izin, performans ve diğer İK uygulamaları; Türkiye mevzuatından doğan asgari haklar korunarak ve yerel düzenlemelere aykırılık oluşturmayacak şekilde PEO süreçlerine uyarlanabilir. Böylece global insan kaynakları yaklaşımı ile Türkiye'deki yerel istihdam gereklilikleri arasında tutarlı ve uygulanabilir bir yapı kurulabilir.
Çalışanlara sağlanan yan haklar ve izinler bordro ile doğrudan bağlantılı olabileceğinden PEO operasyonunun önemli bileşenleri arasında yer alabilir. İzin bilgilerinin, çalışan yan haklarının ve ücret üzerindeki değişikliklerin doğru zamanda bordro sürecine aktarılması hem hesaplamaların hem de çalışan kayıtlarının tutarlı biçimde yürütülmesine katkı sağlar.
Şirketlerin Türkiye operasyonları yalnızca çalışanların bordro ve İK süreçlerinden oluşmayabilir. İhtiyaca bağlı olarak muhasebe, finansal raporlama, denetim desteği ve çeşitli arka ofis süreçleri PEO hizmetleriyle bağlantılı diğer profesyonel hizmetlerle birlikte yapılandırılabilir.
Bu yaklaşım özellikle Türkiye'de sınırlı bir yerel organizasyonla faaliyet gösteren uluslararası şirketlerin farklı idari fonksiyonları tek bir hizmet ekosistemi içerisinde yönetebilmesini kolaylaştırabilir.
PEO hizmetinin şirketlere sağladığı temel değer, yalnızca belirli İK işlemlerinin dışarıdan gerçekleştirilmesi değildir. PEO modeli, şirketin ihtiyaç duyduğu yerel uzmanlık, insan kaynağı ve teknoloji altyapısına kendi organizasyonunu aynı ölçüde büyütmeden erişmesini sağlayabilir.
Bir şirketin global insan kaynakları politikaları bulunabilir; ancak çalışma süreleri, ücretlendirme, izinler, sosyal güvenlik, vergilendirme ve işten ayrılış uygulamaları ülkeden ülkeye değişir.
PEO hizmeti, uluslararası şirketlerin Türkiye'deki operasyonlarını yerel çalışma hayatı ve bordro uygulamalarını bilen uzman ekiplerle yürütmesine olanak sağlar.
Çalışan sayısı arttıkça bordro, özlük, izin, yan hak ve raporlama işlemlerinin oluşturduğu operasyonel yük de artar. Bu süreçlerin PEO tarafından yönetilmesi, şirket içerisindeki insan kaynakları ekiplerinin tekrarlayan idari işlemler yerine çalışan deneyimi, yetenek yönetimi ve organizasyonel gelişim gibi daha stratejik alanlara odaklanmasına yardımcı olabilir.
Yeni çalışanların organizasyona katılması, farklı çalışan gruplarının oluşturulması veya şirketin Türkiye'deki faaliyetlerinin büyümesi mevcut İK operasyonlarının da ölçeklenmesini gerektirir.
PEO modeli, şirketin her büyüme aşamasında aynı oranda yeni bordro ve İK kaynağı oluşturması yerine mevcut hizmet altyapısından yararlanmasını sağlayabilir.
Modern PEO hizmetlerinde teknoloji, operasyonun önemli bileşenlerinden biridir. Çalışan ve bordro verilerinin merkezi sistemler üzerinden yönetilmesi; hesaplama, kontrol, raporlama ve çalışan süreçleri arasında daha bütünleşik bir yapı kurulmasına yardımcı olur.
Türkiye; Avrupa, Asya, Orta Doğu ve çevre pazarlara erişimi sağlayan konumu, gelişmiş iş altyapısı ve geniş iş gücü piyasası nedeniyle uluslararası şirketlerin bölgesel operasyonlarında önemli bir konuma sahiptir. Türkiye pazarına giren şirketlerin karşılaştığı temel operasyonel konulardan biri ise yerel istihdam süreçlerinin nasıl yönetileceğidir.
Çalışan istihdam edilmeye başlanmasıyla birlikte iş sözleşmelerinden SGK işlemlerine, bordrodan vergilendirmeye, izinlerden çalışan yan haklarına ve işten ayrılış süreçlerine kadar birçok operasyonun Türkiye'deki düzenlemeler çerçevesinde yapılandırılması gerekir.
PEO hizmetleri bu noktada şirketlerin Türkiye'deki çalışan operasyonlarını yerel uzmanlıkla yönetmesine destek sağlayabilir.
Ancak PEO uluslararası bir hizmet terimidir ve Türkiye'de tek başına belirli bir yasal istihdam statüsünün adı değildir. Bu nedenle hizmet modelinin gerçek hukuki ve operasyonel yapısı ayrıca değerlendirilmelidir.
Türkiye'de çalışan istihdam eden şirketlerin yalnızca bordro hesaplamalarını değil; iş sözleşmeleri, çalışma süreleri, fazla çalışma, izinler, sosyal güvenlik, vergilendirme ve işten ayrılış süreçlerini bir bütün olarak yönetmesi gerekir. Özellikle Türkiye pazarına yeni giren uluslararası şirketler açısından bu süreçlerin yerel çalışma hayatı uygulamaları dikkate alınarak yapılandırılması önem taşır.
PEO hizmetlerinin sağladığı yerel uzmanlık da bu noktada öne çıkar. Global insan kaynakları politikaları korunurken Türkiye'deki çalışanlara ilişkin süreçlerin yerel gereklilikler doğrultusunda yürütülmesi sağlanabilir.
Türkiye'de iş ilişkileri ağırlıklı olarak 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde düzenlenir. İş sözleşmeleri çalışma ilişkisinin niteliğine göre belirli veya belirsiz süreli olarak kurulabilir.
Belirli süreli iş sözleşmesinin kurulabilmesi için belirli süreli iş, belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşulların bulunması gerekir. Esaslı bir neden olmadıkça belirli süreli sözleşmeler zincirleme biçimde yapılamaz.
Taraflar iş sözleşmesine deneme kaydı da koyabilir. Deneme süresi kural olarak en fazla iki ay, toplu iş sözleşmeleriyle ise dört aya kadar belirlenebilir. Deneme süresi içerisinde taraflar sözleşmeyi bildirim süresine gerek olmaksızın ve ihbar tazminatı doğmadan sona erdirebilir. Bununla birlikte çalışanın çalıştığı günlere ilişkin ücret ve diğer hakları saklıdır.
Türkiye'de genel haftalık çalışma süresi en fazla 45 saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre haftanın çalışılan günlerine eşit şekilde dağıtılır.
Tarafların anlaşmasıyla haftalık çalışma süresi, günlük çalışma süresi 11 saati aşmamak şartıyla haftanın çalışılan günlerine farklı şekilde dağıtılabilir. Denkleştirme uygulanan durumlarda ilgili dönem içerisindeki ortalama haftalık çalışma süresinin normal haftalık çalışma süresini aşmaması gerekir.
Çalışma süreleri sektöre ve yapılan işin niteliğine göre farklı özel düzenlemelere de tabi olabilir.
Haftalık 45 saati aşan çalışmalar, İş Kanunu'ndaki koşullar kapsamında fazla çalışma olarak değerlendirilir. Her bir saat fazla çalışma için ödenecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen tutarının %50 artırılmasıyla hesaplanır. Fazla çalışma süresi bir çalışan için yılda toplam 270 saati aşamaz.
Fazla çalışma yaptırılabilmesi için ilgili mevzuat kapsamında çalışanın onayının alınması gerekir. Çalışma süreleri ile fazla çalışma kayıtlarının doğru tutulması, bordro hesaplamalarının doğruluğu açısından da önemlidir.
Fazla çalışma uygulaması ve hesaplamaları hakkında ayrıntılı bilgi için Türk İş Hukukunda Fazla Mesai ve Fazla Mesai Ücreti içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
İş yerinde işe başladığı tarihten itibaren deneme süresi dâhil en az bir yıl çalışanlar yıllık ücretli izin hakkı kazanır.
Yıllık ücretli izin süreleri çalışanın hizmet süresine göre kural olarak:
az olamaz.
Yaşı ve çalışma koşulları nedeniyle farklı izin sürelerine tabi çalışanlar için özel hükümler bulunabilir. Türkiye'de yıllık ücretli iznin yanında doğum, babalık, evlilik, mazeret, süt ve yeni iş arama izni gibi farklı izin hakları da bulunmaktadır.
Ayrıntılı bilgi için Yıllık Ücretli İzin Hakkında Bilmek İstedikleriniz ve Çalışanlar İçin İzin Türleri içeriklerimizi inceleyebilirsiniz.
4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki çalışanlara, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmamaları hâlinde o günün ücreti tam olarak ödenir; çalışmaları hâlinde ise ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücret ödenir.
Güncel tarihler ve ücret hesaplamaları için Resmî Tatil Günleri ve Mesai Hesaplama içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Türkiye'de iş sözleşmesinin sona ermesinin hukuki ve bordrosal sonuçları, sözleşmenin hangi tarafça ve hangi nedenle sona erdirildiğine göre değişir.
Hak kazanma koşullarının oluşması hâlinde kıdem tazminatı, kural olarak her tam hizmet yılı için 30 günlük brüt ücret üzerinden hesaplanır. Artan süreler orantılı olarak hesaba katılır; kanunen dikkate alınacak ücret ve menfaatler ile fesih tarihinde geçerli kıdem tazminatı tavanı uygulanır.
Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin bildirimli feshinde ise çalışanın hizmet süresine göre 2, 4, 6 veya 8 haftalık bildirim süreleri uygulanır. Bildirim süresine uyulmaması durumunda koşulları varsa ihbar tazminatı gündeme gelebilir.
Ayrıntılı bilgi için Kıdem Tazminatı Nedir? ve İhbar Süresi ve İhbar Tazminatı içeriklerimizi inceleyebilirsiniz.
Türkiye'de çalışanlara yapılan ücret ödemeleri gelir vergisine tabidir ve gelir vergisi artan oranlı tarife üzerinden hesaplanır.
2026 yılında ücretliler ve ücret dışındaki gelirler için uygulanan gelir vergisi tarifesi aşağıdaki şekildedir:
Kümülatif gelir vergisi matrahı yıl içinde arttıkça uygulanacak marjinal vergi oranı değişebilir. Net ücret üzerinden anlaşılmışsa bu durum işverenin brüt ücret maliyetini artırabilir.
Not: Vergi tarifesi ve bordro parametreleri yıllık olarak değişebildiğinden hesaplamalarda ilgili dönemde yürürlükte bulunan güncel tutarlar esas alınmalıdır.
Türkiye'de hizmet akdiyle çalışanlar genel olarak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olarak bildirilir. Çalışanın prime esas kazancının hesaplanmasında ücretin yanı sıra prim, ikramiye ve mevzuat kapsamında prime tabi diğer ödemeler de dikkate alınabilir.
2026 yılında özel sektör çalışanları için aylık prime esas kazanç alt sınırı 33.030 TL, üst sınırı ise 297.270 TL olarak uygulanmaktadır.
Ücret ve yan hak paketlerinin oluşturulmasında hangi ödemelerin tamamen veya kısmen prime tabi olduğunun belirlenmesi hem çalışan bordrosunu hem de toplam işveren maliyetini doğrudan etkiler.
Türkiye'de yabancı çalışan istihdam edecek uluslararası şirketler açısından bordro ve İK süreçlerinin yanında çalışma izni gereklilikleri de değerlendirilmelidir. Yabancıların Türkiye'de çalışabilmesi genel olarak 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ve ilgili düzenlemeler kapsamında çalışma iznine tabidir. Başvurularda çalışanın görevi, ücret seviyesi, işverenin yapısı ve ilgili çalışma izni değerlendirme kriterleri dikkate alınabilir.
Özellikle yabancı çalışanların ücretleri için pozisyona göre brüt asgari ücretin belirli katları üzerinden ücret kriterleri uygulanabilmektedir. Bu nedenle uluslararası çalışan transferlerinde çalışma izni süreci ile bordro ve ücret planlamasının birbirinden bağımsız yürütülmemesi gerekir.
PEO hizmeti kapsamında yabancı çalışanların bulunduğu yapılarda çalışma izni, istihdam modeli, ücret paketi, bordro ve sosyal güvenlik süreçlerinin birlikte değerlendirilmesi operasyonun doğru yapılandırılması açısından önem taşır.
PEO ile Türkiye'de özel istihdam bürosu aracılığıyla kurulan geçici iş ilişkisi aynı kavram değildir. 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında geçici iş ilişkisi özel olarak düzenlenmiştir. Özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici iş ilişkisinde ise işveren özel istihdam bürosudur ve ilişkinin kurulabileceği durumlar ile tarafların hak ve yükümlülükleri mevzuatta belirlenmiştir.
Dolayısıyla uluslararası insan kaynakları sektöründe kullanılan PEO kavramının Türkiye'deki geçici iş ilişkisiyle doğrudan eşleştirilmesi doğru değildir.
Bir PEO hizmetinin Türkiye'deki yapısı değerlendirilirken:
birlikte değerlendirilmelidir.
PEO (Professional Employer Organization) ile EOR (Employer of Record) arasındaki temel fark, hizmet sağlayıcının istihdam ilişkisindeki rolüdür.
PEO daha geniş anlamda şirketlerin bordro, İK ve belirli istihdam operasyonlarını uzman bir hizmet sağlayıcıyla yönetmesine yönelik bir modeldir. Hizmet sağlayıcının hukuki rolü ülkeye ve kullanılan PEO yapısına göre değişebilir.
EOR (Employer of Record) modelinde hizmet sağlayıcı, çalışanla iş sözleşmesini kendi adına kurar ve uygulanabilir mevzuat çerçevesindeki işveren yükümlülüklerini üstlenir. Müşteri şirket genellikle günlük iş faaliyetlerini yönlendirir. Türkiye’de bu hizmetin hangi hukuki yapı altında sunulabileceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu ayrım özellikle uluslararası şirketler açısından önemlidir. Türkiye'de kendi tüzel kişiliği ve mevcut işveren organizasyonu bulunan bir şirket ile Türkiye'de henüz bir şirket yapısı bulunmayan yabancı yatırımcının ihtiyaç duyduğu hizmet modeli aynı olmayabilir.
Bu nedenle PEO ve EOR terimleri birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
PEO ile bordro outsource (Payroll Outsourcing) arasındaki temel fark hizmet kapsamıdır. Bordro outsource hizmet sağlayıcı esas olarak şirketin bordro hesaplamalarını ve üzerinde anlaşılan bağlantılı operasyonları gerçekleştirir. Çalışanların işvereni müşteri şirket olmaya devam eder.
PEO ise bordronun yanında çalışan özlük süreçleri, işe giriş ve işten ayrılış operasyonları, yan haklar, izin yönetimi ve diğer insan kaynakları hizmetlerini içeren daha geniş bir operasyon modeline sahip olabilir.
Dolayısıyla kendi İK organizasyonuna sahip olan ve yalnızca bordro süreçlerinde dış kaynak kullanmak isteyen şirketler için bordro dış kaynak kullanımı yeterli olabilir. Daha kapsamlı çalışan ve İK operasyonlarının yönetilmesine ihtiyaç duyulduğunda ise PEO modeli değerlendirilebilir.
PEO sağlayıcısı seçilirken yalnızca hizmet maliyeti değerlendirilmemelidir. Şirketin çalışanlarına ilişkin kritik süreçlerin hizmet sağlayıcıyla birlikte yürütülecek olması nedeniyle sağlayıcının yerel uzmanlığı, operasyonel kapasitesi ve teknolojik altyapısı önem taşır.
Özellikle:
değerlendirilmelidir.
Ayrıca bordro girdilerinin hangi tarihte ve kim tarafından sağlanacağı, ücret değişikliklerinin nasıl bildirileceği, işe giriş ve işten ayrılış süreçlerinin kim tarafından başlatılacağı, bordro kontrollerinin nasıl gerçekleştirileceği ve düzeltme süreçlerinin nasıl yürütüleceği gibi operasyonel sorumluluklar başlangıçta belirlenmelidir.
Türkiye'de çalışan istihdam etmek, özellikle merkezi yurt dışında bulunan şirketler açısından yalnızca bordro hesaplamalarının yürütülmesinden ibaret değildir. İşveren yapısının doğru kurgulanması, çalışanların işe girişinden işten ayrılışına kadar tüm süreçlerin yönetilmesi, bordro ve özlük verilerinin bütünlüğünün sağlanması, sosyal güvenlik ve vergi yükümlülüklerinin takip edilmesi ve global insan kaynakları politikalarının Türkiye'deki uygulamalarla örtüştürülmesi gerekir.
CottGroup olarak PEO hizmetlerimizi bu bütüncül yaklaşım üzerine yapılandırıyoruz. Şirketlerin Türkiye'deki organizasyon ve istihdam ihtiyaçlarını değerlendiriyor; bordro, insan kaynakları ve bağlantılı operasyonları yerel uzmanlığımız, danışmanlık deneyimimiz ve teknoloji altyapımızla destekliyoruz.
Hizmet modelini standart bir paket olarak ele almak yerine şirketin Türkiye'deki mevcut yapısı, çalışan sayısı ve profili, global İK politikaları, raporlama gereksinimleri ve ihtiyaç duyduğu operasyonel kapsam doğrultusunda şekillendiriyoruz.
PEO hizmetinin etkin biçimde yürütülebilmesi için öncelikle şirketin Türkiye'deki faaliyet ve istihdam yapısının doğru değerlendirilmesi gerekir. Türkiye'de mevcut bir şirketi bulunan organizasyonlarla henüz yerel yapılanmasını oluşturmamış uluslararası şirketlerin ihtiyaçları aynı değildir. Bu nedenle hizmetin başlangıcında şirketin mevcut yapısını, istihdam edeceği çalışanları ve ihtiyaç duyduğu operasyonları değerlendirerek uygun hizmet modelinin oluşturulmasını destekliyoruz.
Gerektiğinde PEO hizmetlerini şirket kuruluşu, EOR (Employer of Record), yatırım danışmanlığı, muhasebe, finans ve diğer kurumsal hizmetlerimizle birlikte ele alarak Türkiye operasyonunun farklı bileşenlerinin koordineli biçimde yapılandırılmasını sağlıyoruz.
Bordro, çalışan yaşam döngüsü boyunca oluşan birçok verinin nihai olarak birleştiği süreçlerden biridir. İşe girişler, ücret değişiklikleri, prim ve yan haklar, izinler, çalışma süreleri ve işten ayrılışlar bordro sonuçlarını doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle PEO hizmetlerimizde bordroyu bağımsız bir hesaplama süreci olarak değil, İK ve çalışan operasyonlarıyla bütünleşik bir yapı içerisinde ele alıyoruz.
Hizmet kapsamına göre:
uzman ekiplerimiz tarafından koordineli biçimde yürütülebilir.
Bu yapı, farklı kaynaklardan gelen çalışan verilerinin bordroya doğru zamanda ve doğru şekilde aktarılmasını desteklerken şirketlerin Türkiye'deki operasyonlarını daha merkezi ve izlenebilir biçimde yönetmesine yardımcı olur.
Uluslararası şirketlerin Türkiye'deki operasyonlarında karşılaşılan temel ihtiyaçlardan biri, global insan kaynakları politikalarının yerel çalışma hayatı uygulamalarıyla birlikte yürütülmesidir.
Global merkez tarafından belirlenen ücret politikaları, yan haklar, performans dönemleri, raporlama standartları veya çalışan süreçleri Türkiye'deki bordro, sosyal güvenlik ve çalışma hayatı uygulamalarını doğrudan etkileyebilir.
CottGroup olarak global İK yaklaşımı ile Türkiye'deki yerel operasyonlar arasındaki bu bağlantının kurulmasını destekliyoruz. Böylece şirketlerin merkez ekipleri Türkiye operasyonları üzerinde gerekli görünürlüğü korurken yerel süreçler Türkiye'deki uzman ekiplerimiz tarafından yönetilebilir.
PEO hizmetlerimizin önemli bileşenlerinden biri, bordro ve çalışan süreçlerini destekleyen teknoloji altyapımızdır. Uzun yıllara dayanan bordro ve insan kaynakları deneyimimiz temel alınarak geliştirilen Bordromat Bordro Süreç Yönetim Sistemi, bordro operasyonlarının merkezi, ölçeklenebilir ve kontrol edilebilir bir yapı üzerinden yönetilmesini sağlar.
Bordromat ile bordro hesaplamalarının yanı sıra çalışan verileri, bordro girdileri, kontroller, raporlamalar ve kuruma özgü süreçler bütünleşik biçimde yönetilebilir. Böylece PEO operasyonlarında uzman ekiplerin saha deneyimi, standartlaştırılmış iş akışları ve teknoloji altyapısı aynı yapı içerisinde bir araya gelir.
Bu yaklaşım sayesinde PEO hizmetini yalnızca belirli operasyonların dış kaynakla yürütülmesi olarak değil; insan uzmanlığı, süreç yönetimi ve bordro teknolojisinin birlikte çalıştığı sürdürülebilir bir operasyon modeli olarak konumlandırıyoruz.
PEO operasyonlarında çalışan deneyiminin yalnızca aylık bordro dönemleriyle sınırlı olmadığını dikkate alıyoruz. Şirketin ihtiyaçlarına göre işe alım ve aday süreçlerinden çalışanın organizasyona katılımına; özlük, ücret, izin yönetimi ve yan hak süreçlerinden işten ayrılış operasyonlarına kadar çalışan yaşam döngüsünün farklı aşamalarında destek sağlıyoruz.
Türkiye iş gücü piyasasına ilişkin yerel deneyimimizle uluslararası şirketlerin ihtiyaç duydukları yeteneklere ulaşmalarını destekliyor; işe başlayan çalışanların idari süreçlerini de bordro ve İK operasyonlarıyla bütünleşik biçimde yönetiyoruz.
Uluslararası bir şirketin Türkiye operasyonundaki ihtiyaçları zaman içerisinde değişebilir. İlk aşamada yalnızca sınırlı sayıda çalışanın istihdam edilmesi gerekirken operasyon büyüdükçe şirket kuruluşu, muhasebe, finans, vergi, insan kaynakları veya diğer arka ofis fonksiyonlarına ihtiyaç duyulabilir.
CottGroup'un PEO yaklaşımını farklılaştıran unsurlardan biri, bu ihtiyaçların birbirinden bağımsız hizmetler olarak değil, gerektiğinde aynı kurumsal hizmet altyapısının birbirini tamamlayan bileşenleri olarak ele alınabilmesidir. PEO hizmetlerimizi şirket kuruluşu, EOR, bordro, insan kaynakları, işe alım, muhasebe, finans, vergi ve diğer kurumsal hizmetlerimizle birlikte yapılandırarak şirketlerin Türkiye'deki operasyonlarının farklı büyüme aşamalarında ihtiyaç duyabilecekleri desteği tek bir uzmanlık ekosistemi içerisinde sunuyoruz.
CottGroup PEO hizmet modelinin temelinde dört unsur yer alır: yerel uzmanlık, bütünleşik hizmet, teknoloji ve ölçeklenebilirlik.
Yerel uzmanlık: Türkiye'deki bordro, insan kaynakları, sosyal güvenlik, vergi ve çalışma hayatı uygulamalarına ilişkin deneyimimizi uluslararası şirketlerin operasyonlarına aktarıyoruz.
Bütünleşik hizmet: Bordro ve İK süreçlerini birbirinden bağımsız operasyonlar olarak değil, çalışan yaşam döngüsünün birbirini etkileyen bileşenleri olarak yönetiyoruz.
Teknoloji: Bordromat altyapısıyla bordro ve çalışan süreçlerinin merkezi, kontrol edilebilir ve raporlanabilir bir yapı üzerinden yürütülmesini destekliyoruz.
Ölçeklenebilirlik: Hizmet kapsamını şirketin Türkiye'deki operasyonunun büyüklüğüne ve gelişimine göre şekillendirerek değişen ihtiyaçlara uyarlanabilir bir yapı sunuyoruz.
Bu yaklaşım ile şirketlerin Türkiye'deki günlük bordro ve İK operasyonlarının yönetilmesinin ötesinde, yerel istihdam süreçleri ile global organizasyon yapıları arasında sürdürülebilir bir operasyon modeli kurulmasını hedefliyoruz.
PEO'nun işveren statüsü kullanılan modele ve hizmetin sunulduğu ülkenin mevzuatına göre değişebilir. Özellikle ABD'de PEO modeli co-employment yapısıyla ilişkilendirilebilir. Bu yaklaşımın her ülkede aynı hukuki sonucu doğurduğu varsayılmamalıdır.
Hayır. PEO ile EOR farklı hizmet modelleridir. EOR modelinde hizmet sağlayıcının çalışan açısından kayıtlı işveren rolü ön plana çıkarken PEO daha geniş kapsamlı bordro, İK ve istihdam operasyonlarının yönetilmesine odaklanabilir.
Hayır. Bordro dış kaynak kullanımı ağırlıklı olarak bordro hesaplamaları ve bağlantılı operasyonlara odaklanırken PEO, bordronun yanında çalışan özlük süreçleri ve diğer insan kaynakları operasyonlarını da kapsayabilir.
Bu sorunun yanıtı, PEO adı altında sunulan hizmetin yapısına bağlıdır. Müşteri şirketin işveren olarak kaldığı bir modelde, Türkiye’de çalışan istihdam etmek için gerekli işveren yapılanması ve kayıtları bulunmalıdır. Yerel yapılanması olmayan şirketler için alternatif modeller, faaliyetlerin niteliği ve uygulanabilir mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Genellikle hayır. Çalışanların görevleri, performans hedefleri ve günlük iş faaliyetleri müşteri şirket tarafından yönetilir. PEO ise hizmet sözleşmesinde belirlenen bordro, İK ve idari operasyonları yürütür.
Evet. PEO yalnızca büyük şirketlere yönelik bir hizmet değildir. Kendi bünyesinde kapsamlı bir bordro ve İK organizasyonu kurmadan uzman hizmetlerden yararlanmak isteyen küçük ve orta ölçekli işletmeler de PEO modelini değerlendirebilir.
Uluslararası şirketler PEO aracılığıyla Türkiye'deki bordro ve İK uzmanlığına erişebilir, idari operasyonlarını dış kaynakla yönetebilir ve çalışan sayıları arttıkça daha ölçeklenebilir bir operasyon yapısı oluşturabilir.
Hayır. PEO uluslararası insan kaynakları sektöründe kullanılan bir hizmet kavramıdır. Özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici iş ilişkisi ise Türk iş hukukunda ayrıca düzenlenmiş ve belirli şartlara bağlanmış bir istihdam modelidir.
PEO, şirketlerin bordro ve insan kaynakları operasyonlarını uzman bir hizmet sağlayıcının yerel bilgisi, operasyonel kapasitesi ve teknoloji altyapısıyla birlikte yönetmesine imkân sağlayan kapsamlı bir hizmet modelidir. Özellikle uluslararası şirketler açısından PEO; yeni bir pazardaki çalışan süreçlerinin yönetilmesi, yerel uzmanlığa erişim ve büyüyen operasyonların ölçeklenmesi bakımından önemli avantajlar sağlayabilir.
Ancak PEO'nun hukuki yapısı her ülkede aynı değildir. Türkiye'de PEO hizmeti değerlendirilirken hizmetin ticari adından çok çalışanın işvereninin kim olduğu, istihdam ilişkisinin nasıl yapılandırıldığı ve PEO sağlayıcısının hangi operasyonları üstlendiği dikkate alınmalıdır.
CottGroup olarak PEO hizmetlerimizde bordro ve insan kaynakları uzmanlığımızı teknoloji altyapımızla bir araya getiriyor; uluslararası şirketlerin Türkiye'deki çalışan operasyonlarını ihtiyaçlarına göre yapılandırılmış, ölçeklenebilir ve bütünleşik bir hizmet modeliyle destekliyoruz.
Ek bilgiye ihtiyaç duymanız hâlinde lütfen bizimle iletişime geçiniz.
Bilgilendirme Metni!
Bu makalede yer alan içerikler, yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve CottGroup® üye şirketlerine aittir. Bu içerikler, hukuki, mali veya teknik danışmanlık hizmeti niteliği taşımamaktadır ve kaynak gösterilmeden iktibas edilemez.
CottGroup® üye şirketleri, makaledeki bilgilerin doğru, güncel veya eksiksiz olduğunu garanti etmez ve bu bilgilerin içerebileceği hata, eksiklik veya yanlış anlaşılmalardan doğabilecek zararlardan sorumlu değildir.
Burada sunulan bilgiler, genel bir bakış sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olay farklı değerlendirmeler gerektirebilir ve bu bilgiler her duruma uygun olmayabilir. Bu nedenle, makalede yer alan bilgilere dayalı olarak herhangi bir işlem yapmadan önce, konuyla ilgili hukuk, mali, teknik ve diğer uzmanlık alanlarında yetkin bir profesyonele danışmanız önemle tavsiye edilir. CottGroup® müşterisiyseniz, özel durumunuza ilişkin müşteri temsilcinizden bilgi almayı unutmayınız. Müşterimiz değilseniz, lütfen ilgili bir uzmandan görüş alınız.
CottGroup® üye şirketlerine ulaşmak için tıklayınız.
Yazar
https://www.cottgroup.com
İş Kanunu Kapsamında Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) Kullanımı ve Sıkça Sorulan Sorular
Ümit Kır
5 Ağustos 2025
Yargıtay Kararları Işığında Devamsızlık Nedeniyle İş Akdinin Feshi
CottGroup Hukuk ve Mevzuat Ekibi
5 Nisan 2024
BES Otomatik Katılım Sistemi Nedir?
Civan Güneş
15 Mayıs 2026
2023 Resmî Tatil Günleri ve Mesai Hesaplama
17 Mart 2023