Mevzuat Kategorileri
Hukuksal Düzenlemeler
Türkiye’de Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Sosyal Güvenlik Hukuku, Vergi Hukuku, İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı, Borçlar Hukuku, İş Hukuku, Ticaret Hukuku, Türk Parası Kıymetini Koruma Mevzuatı, Kambiyo Mevzuatı ve Vatandaşlık ve Göçmenlik Mevzuatı ile ilgili en güncel bilgilerin yer aldığı makalelere buradan ulaşabilirsiniz.
İkili Anlaşmalar
Türkiye ve diğer ülkeler arasında yapılan en güncel uluslararası ikili sosyal güvenlik ve vergi anlaşmalarının tarihlerine ve dokümanlarına buradan ulaşabilirsiniz.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği ("Yönetmelik"), 24.09.2026 tarihli ve 33380 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik, 02.07.2025 tarihli ve 7552 sayılı İklim Kanunu ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Yönetmelik ile düzenlemenin amacı; sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu ekonomik faaliyetlerin desteklenmesi, sürdürülebilir yatırımlara finansman akışının teşvik edilmesi ve piyasada "yeşile boyamanın" önlenmesi amacıyla Türkiye Yeşil Taksonomisinin usul ve esaslarının düzenlenmesi olarak belirlenmiştir.
Yönetmelikte Türkiye Yeşil Taksonomisi, belirlenen çevresel hedefler doğrultusunda iklim değişikliği ile mücadeleye katkı sağlayan ekonomik faaliyetlere ilişkin ilkeler ve kriterler belirleyerek iklim finansmanının harekete geçirilmesine katkıda bulunan sınıflandırma sistemi olarak tanımlanmıştır.
Sistemin işlevi, bir ekonomik faaliyetin çevresel açıdan sürdürülebilir olup olmadığının objektif ve doğrulanabilir kriterlerle tespit edilmesidir. Bu yönüyle Yönetmeliğin, şirketlere doğrudan bir çevresel performans yükümlülüğü getirmekten ziyade, faaliyetlerin hangi ölçütlere göre sınıflandırılacağını ve bunun nasıl raporlanacağını belirlediği değerlendirilebilir.
Düzenlemenin uygulamadaki etkisinin ise büyük ölçüde finansmana erişim üzerinden ortaya çıkabileceği düşünülebilir. Nitekim Yönetmeliğin genel esasları arasında, uygun ekonomik faaliyetlerin finansmana erişimini desteklemek amacıyla sürdürülebilirliklerini belirleyen teknik tarama kriterleri oluşturulmasının esas olduğu açıkça düzenlenmiştir.
Yönetmelik iki kavramı birbirinden ayırmaktadır. Uygun ekonomik faaliyet, Yönetmeliğin Ek-1'inde yayımlanan Türkiye Yeşil Taksonomisi kapsamındaki ekonomik faaliyetleri ifade etmektedir. Uyumlu ekonomik faaliyet ise uygun ekonomik faaliyetlerden Yönetmeliğin 6'ncı maddesinde belirlenen kriterleri sağlayan faaliyetlerdir.
Buna göre bir uygun ekonomik faaliyetin uyumlu ekonomik faaliyet olması için aşağıdaki üç şartın birlikte sağlanması gerekmektedir:
Bu ayrımın uygulamada önem taşıyabileceği değerlendirilmektedir. Bir faaliyetin Ek-1 listesinde yer alması tek başına o faaliyetin yeşil sayılması sonucunu doğurmamakta, teknik tarama kriterlerinin ayrıca karşılanması aranmaktadır.
Yönetmelikte çevresel hedefler şu şekilde belirlenmiştir:
Her iki değerlendirme de teknik tarama kriterleri üzerinden yapılmaktadır. Yönetmelik uyarınca bir faaliyetin önemli ölçüde katkı sağlayan faaliyet sayılabilmesi için, ilgili çevresel hedef için belirlenmiş teknik tarama kriterlerindeki katkı sağlama ölçütlerini karşılaması gerekir. Önemli zarar vermeyen faaliyet sayılabilmesi için ise aynı kriter seti içindeki zarar vermeme ölçütlerini karşılaması aranır.
Yönetmeliğin uygulamada gözden kaçabilecek bir boyutu, sınıflandırmanın yalnızca çevresel değil sosyal bir bileşene de sahip olmasıdır.
Yönetmelik uyarınca asgari sosyal koruma önlemleri; Uluslararası Çalışma Örgütü’nün Çalışma Yaşamında Temel İlkeler ve Haklar Bildirgesinde tanımlanan on temel sözleşmede işaret edilen ilkeler ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesindeki haklar da dâhil olmak üzere, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün Çok Uluslu Şirketler Rehberi, Birleşmiş Milletler İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri ile ulusal çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatını da kapsayan sosyal koruma düzenlemeleri ile uyumu sağlamak için uygulanan prosedürlerdir.
Buradan hareketle, bir faaliyet çevresel kriterleri karşılasa dahi ulusal çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatına uyum sağlanmadığı takdirde uyumlu ekonomik faaliyet olarak değerlendirilmesinin güçleşebileceği sonucuna varılabilir. Bu nedenle çalışan hakları, iş sağlığı ve güvenliği, çalışma süreleri, ücret ve sosyal güvenlik bildirimlerine ilişkin uygulamaların taksonomi çalışmasının dışında tutulmamasında yarar bulunabilir.
Teknik tarama kriterleri, Yönetmelikte sayılan esaslar doğrultusunda İklim Değişikliği Başkanlığı ("Başkanlık") tarafından belirlenmektedir. Kriterler mümkün olduğunca niceliksel olarak belirlenmekte, niceliksel olarak belirlenemeyen hâllerde niteliksel ölçütlere başvurulabilmektedir.
Yönetmelik uyarınca katı fosil yakıtlar kullanılan üretim faaliyetleri çevresel açıdan sürdürülebilir ekonomik faaliyetler olarak değerlendirilmeyecektir.
Kriterler Başkanlığın resmî internet sayfasında yayımlanmakta, güncelleme yapılması hâlinde güncel kriterler her yılın 15 Aralık tarihine kadar yayımlanmakta ve güncellendiği yılı takip eden yıl itibarıyla geçerli olmaktadır. Bu takvimin, şirketlerin yıllık planlamalarında kriter değişikliklerini önceden görebilmesine imkân verebileceği düşünülebilir.
Yönetmeliğin 13'üncü maddesi raporlama bakımından ikili bir yapı kurmaktadır.
Buna göre Ek-1'de yer alan uygun ekonomik faaliyetlerden en az birini yürüten kurum, kuruluş ve işletmeler Başkanlığın resmî internet sayfasında yayımlanacak raporlama şablonlarına uygun şekilde raporlama yapabilmektedir. Hükmün lafzı dikkate alındığında bu grup bakımından raporlamanın isteğe bağlı olduğu değerlendirilebilecektir.
Buna karşılık finansal kuruluşlardan aracı kurumlar, yatırım ortaklıkları ve portföy yönetim şirketleri, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren bankalar, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu kapsamında faaliyet gösteren sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri raporlama yapmak zorundadır.
Bu kuruluşların raporlama usul ve esasları, ilgisine göre Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenecektir.
Geçici 1'inci madde uyarınca söz konusu finansal kuruluşlar 01.01.2029 tarihine kadar taksonomi raporlaması yapmak zorunda değildir.
Yönetmeliğin uygulamada en çok sonuç doğurabilecek hükümlerinden biri, raporlama yapmakla yükümlü finansal kuruluşlara tanınan talep yetkisidir. Bu düzenlemeye göre finansal kuruluşlar, kendi raporlamalarına konu olabilecek iş ve işlemler bakımından, isteğe bağlı raporlama kapsamına giren kurum, kuruluş ve işletmelerden raporlama yapmalarını talep edebilmektedir.
Buna ek olarak finansal kuruluşlar, kendi anahtar performans göstergelerini hesaplamak için raporlama yapan kurum, kuruluş ve işletmelerin güncel verilerini ve anahtar performans göstergelerini esas almaktadır.
Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, reel sektör şirketleri bakımından raporlamanın hukuken isteğe bağlı olmakla birlikte ticari olarak beklenen bir uygulama hâline gelebileceği düşünülebilecektir. Kredi, sigorta veya yatırım ilişkisi bulunan bir şirketin, finansal kuruluşun talebi üzerine taksonomi verisi sunmasının gündeme gelmesi mümkün görünmektedir.
Yönetmelik uyarınca anahtar performans göstergeleri çevresel hedefleri kapsamakta olup, reel sektör bakımından taksonomiye uygun veya taksonomiyle uyumlu ürün veya hizmetlerden elde edilen hasılat, yatırım harcamaları ve işletme giderlerinin oranlarıdır.
Bankalar, aracı kurumlar, yatırım ortaklıkları, portföy yönetim şirketleri ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri bakımından ise faaliyetlerin çevresel sürdürülebilirliği ve çevresel hedefleri ne ölçüde dikkate aldığını gösteren oranlar esas alınmaktadır.
Bu göstergelerin hesaplanabilmesi için hasılat, yatırım harcaması ve işletme gideri kalemlerinin faaliyet bazında ayrıştırılabilmesi gerekebilecektir. Muhasebe ve raporlama altyapısının bu ayrıştırmaya elverişli olup olmadığı, uyum çalışmasının ilk kontrol noktalarından biri olarak değerlendirilebilir.
Yönetmelik uyarınca raporlar, ilgili yılın mali tablo döneminin bitimini takip eden altıncı ayın sonunda Çevrim İçi Taksonomi Yönetim Sistemi'ne yüklenmektedir. Özel hesap dönemi kullanan işletmelerde özel hesap dönemi sonu dikkate alınmaktadır. Raporlamalar, raporlamanın yapıldığı tarihten önceki yıla ait raporlama dönemini kapsamaktadır.
Yönetmelik ayrıca bir asgari eşik öngörmektedir. Buna göre Ek-1'de yer alan uygun ekonomik faaliyetlerden kaynaklanan hasılatın, yatırım harcamalarının veya işletme giderlerinin toplam içindeki oranı %10'un altında olduğunda, ilgili ekonomik faaliyetlerin anahtar performans göstergesi raporlamaya dâhil edilmeyebilecektir.
Yönetmelikte taksonomi geçiş planı, kurum, kuruluş ve işletmelerin teknik tarama kriterlerine uyum sağlamak veya düşük emisyonlu bir ekonomiye geçişten kaynaklanan riskleri yönetmek amacıyla oluşturdukları stratejik plan olarak tanımlanmıştır. Geçiş planı raporun tamamlayıcı unsuru niteliğinde olup, buna ilişkin usul ve esaslar Başkanlık tarafından belirlenecektir.
Raporlamaların doğrulanmasına yönelik usul ve esaslar da Başkanlık tarafından belirlenecektir. Dolayısıyla doğrulamanın kimler tarafından ve hangi standartlara göre yapılacağı, ikincil düzenlemeler ile netleşebilecektir.
Taksonomi sürecine ilişkin iş ve işlemler Çevrim İçi Taksonomi Yönetim Sistemi aracılığıyla yürütülmektedir. Yönetmelik uyarınca sisteme yüklenen raporların kamuoyuna açık olması esastır.
Bu hükmün, raporlamanın yalnızca bir idari bildirim olmadığına ve kamuya açıklanacak bir beyan niteliği taşıdığına işaret ettiği söylenebilir. Rapor içeriğinin doğruluğunun bu nedenle ayrıca önem kazanabileceği düşünülebilir.
Bilgi güvenliği bakımından ise sisteme yüklenen taksonomi raporu haricindeki bilgi ve belgeler, kurum, kuruluş ve şirketlerin izni dâhilinde üçüncü taraflarla paylaşılabilmektedir. Bilgi güvenliğinin sağlanmasında 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu ile 7552 sayılı Kanun ve bunlara dayanılarak yürürlüğe konulan mevzuata uyulacaktır.
Yönetmelik, yeşile boyamanın önlenmesini amaçlar arasında saymakta ve bu kavramı tanımlamaktadır. Anılan tanıma göre "yeşile boyama, bir kurum, kuruluş ve işletmenin ürün ya da hizmetlerinin çevresel hedeflerden bir ya da daha fazlasına önemli ölçüde katkıda bulunduğu, diğer çevresel hedeflere önemli zarar vermediği ve asgari sosyal koruma önlemlerini sağladığı algısını yaratmak için halkla ilişkiler, finansman, reklamcılık ya da pazarlama yöntemlerinin aldatıcı şekilde" kullanılmasıdır.
Bu tanımın, sürdürülebilirlik iletişimi ve pazarlama faaliyetleri bakımından da sonuç doğurabileceği değerlendirilebilir. Örneğin bir üretici, ürününü ambalajında ve sürdürülebilirlik raporunda "yeşil ürün" olarak tanıtmış olabilir. Bu beyan yalnızca üretimde kullanılan enerjinin yenilenebilir kaynaklardan sağlanmasına dayanıyor, buna karşılık üretim sürecinde su kaynaklarına verilen zarar önemli ölçüdeyse ya da çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatına uyum bakımından eksiklikler bulunuyorsa, faaliyet Yönetmelik anlamında uyumlu ekonomik faaliyet sayılamayacaktır. Bu durumda beyanın, tüketicide ürünün taksonomi kriterlerini bütünüyle karşıladığı algısını yaratması nedeniyle yeşile boyama kapsamında değerlendirilmesi gündeme gelebilecektir.
Taksonomi kriterleri karşılanmadan yapılan yeşil iddiaların, bundan böyle Yönetmelikte tanımlanmış bir kavram üzerinden ele alınması gündeme gelebilecektir.
İdari yaptırım bakımından ise Yönetmelik uyarınca, raporlama yapanlardan raporlama için gerekli olan bildirim, bilgi ve belge verme yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere 7552 sayılı İklim Kanunu’nda öngörülen idari para cezası uygulanmaktadır. Kanun’da 170.000 Türk lirası olarak düzenlenen bu tutar, yeniden değerleme oranı uygulanarak 2026 yılı için 213.333 Türk lirası olarak belirlenmiştir. Ceza, tebliğ tarihinden itibaren üç yıl içindeki tekrarlarda artırılarak uygulanmakta olup, tutarların her yıl güncellendiği dikkate alındığında bildirim ve belge verme süreçlerinin takip edilmesinin önem taşıdığı değerlendirilebilir.
Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte şirketlerin gözden geçirmesi gereken başlıklar şunlardır:
Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği'nin, sürdürülebilirlik alanında bugüne kadar büyük ölçüde gönüllü beyanlar üzerinden yürüyen uygulamayı tanımlı kriterlere ve doğrulanabilir bir raporlama düzenine yaklaştırdığı değerlendirilebilir.
Reel sektör şirketleri bakımından raporlamanın isteğe bağlı olması, düzenlemenin bu şirketleri ilgilendirmediği şeklinde yorumlanmamalıdır. Finansal kuruluşların 01.01.2029 tarihinden itibaren raporlama yapacak olması ve kendi göstergelerini hesaplarken müşterilerinin verilerini esas alacak olması karşısında, veri hazırlığının bu tarihten önce tamamlanmasında yarar bulunabileceği düşünülebilir.
Bu kapsamda şirketlerin kendilerine şu soruyu yöneltmesi yararlı olabilir: Faaliyetlerimizden hangileri Ek-1 kapsamındadır, bu faaliyetlere ilişkin hasılat, yatırım harcaması ve işletme gideri verilerini bugün itibarıyla ayrıştırarak raporlayabiliyor muyuz?
Bu sorunun net bir cevabı bulunmuyorsa, teknik tarama kriterleri ve ikincil düzenlemeler yayımlanmadan önce veri altyapısının gözden geçirilmesi değerlendirilebilir.
Konu ile ilgili Yönetmeliğe buradan ulaşabilirsiniz.
Kategori Ticaret Hukuku Mevzuatı
Bilgilendirme Metni!
Bu makalede yer alan içerikler, yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve CottGroup® üye şirketlerine aittir. Bu içerikler, hukuki, mali veya teknik danışmanlık hizmeti niteliği taşımamaktadır ve kaynak gösterilmeden iktibas edilemez.
CottGroup® üye şirketleri, makaledeki bilgilerin doğru, güncel veya eksiksiz olduğunu garanti etmez ve bu bilgilerin içerebileceği hata, eksiklik veya yanlış anlaşılmalardan doğabilecek zararlardan sorumlu değildir.
Burada sunulan bilgiler, genel bir bakış sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olay farklı değerlendirmeler gerektirebilir ve bu bilgiler her duruma uygun olmayabilir. Bu nedenle, makalede yer alan bilgilere dayalı olarak herhangi bir işlem yapmadan önce, konuyla ilgili hukuk, mali, teknik ve diğer uzmanlık alanlarında yetkin bir profesyonele danışmanız önemle tavsiye edilir. CottGroup® müşterisiyseniz, özel durumunuza ilişkin müşteri temsilcinizden bilgi almayı unutmayınız. Müşterimiz değilseniz, lütfen ilgili bir uzmandan görüş alınız.
CottGroup® üye şirketlerine ulaşmak için tıklayınız.
Yazar
https://www.cottgroup.com
Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği: Raporlama Yükümlülükleri ve Şirketler İçin Uyum Adımları
Ezgi Anasız
28 Eylül 2026
Asgari Sermaye Uyum Sürecinde Son Tarih 31 Aralık 2026
Selma Kıy
22 Temmuz 2026
Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapıldı
3 Temmuz 2026