Legislation Categories
Legislative Updates
Here you can access most recent articles on legislative updates regarding Personal Data Protection Law, Social Security Law, Taxation Law, Occupational Health and Safety Law, Code of Obligations, Labor Law, Turkish Commercial Code, Law on Protection of the Value of Turkish Currency, Foreign Exchange Legislation, and Immigration Law in Türkiye.
Bilateral Treaties
You can access the dates of the most recent international bilateral social security and double taxation treaties made between Türkiye and other countries and relevant documents here.
Test
14 July 2023
Author Civan Güneş, Category Çalışma Hayatı
İş kazası her sektörde ve her meslekte meydana gelebilen, çalışanların sağlığı ve güvenliği üzerinde risk oluşturabilen kazalardır. İş yeri kazaları; yaralanmalara, sakatlıklara ve hatta ölümlere yol açabilecek boyutta olabilir. İş yeri kazası sayılan hâllerin neler olduğunu bilmek ve önleyici tedbirler uygulayarak daha güvenli bir çalışma ortamı sağlamak oldukça önemlidir.
İş kazası; herhangi bir yaralanma, hastalık ve hatta ölüm de dâhil olmak üzere fiziksel veya zihinsel zarara (veya her ikisine) neden olabilen, iş yerinde veya işle ilgili faaliyetler yürütülürken iş yeri dışında da meydana gelebilen öngörülemeyen olaylar olarak tanımlanabilir.
İş kazası; ihmal, uygun güvenlik önlemlerinin alınmaması, insan hatası, ekipman arızası veya tehlikeli çalışma koşulları gibi çeşitli nedenlerle meydana gelebilir. İş yeri kazalarının belirli bir sektör veya çalışma ortamıyla sınırlı olmadığını anlamak gerekir. Ofislerde, fabrikalarda, şantiyelerde, ulaşımda, sağlık tesislerinde ve insanların istihdam edildiği diğer tüm ortamlarda meydana gelebilir. İş kazasına yol açabilecek bazı etkenler şunlardır:
Yetersiz eğitim, iş kazaları yaşanmasında önemli bir faktördür. Çalışanlar güvenlik protokollerine, taşıma ekipmanlarına veya tehlikeli maddelere aşina olmadıklarında, istemeden de olsa kendilerini ve başkalarını riske atabilirler. Kuruluşlar, çalışanlarına potansiyel tehlikeler, güvenli uygulamalar ve acil durum prosedürleri hakkında kapsamlı eğitim programları sağlamalıdır.
Uygun güvenlik ekipmanı ve teçhizatının sağlanmaması, iş kazalarının bir diğer önde gelen nedenidir. İnşaat, imalat veya sağlık hizmetleri gibi sektörlerde çalışanlar, potansiyel riskleri azaltmak için uygun kişisel koruyucu ekipman ile donatılmalıdır. Bu ekipmanlar arasında; kasklar, eldivenler, koruyucu gözlükler, kulak koruyucuları ve belirli görevler için özel ekipmanlar yer alır.
Makine, ekipman ve altyapı bakımının ihmal edilmesi çalışan güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturabilir. Arızalı ekipmanlar, hatalı kablo tesisatı, kaygan zeminler ve bakımsız yürüyüş yolları kaza olasılığını artırır. Güvenli bir çalışma ortamı sağlamak için düzenli denetimler, bakım programları ve hızlı onarımlar şarttır.
Yorgunluk ve aşırı stres, bir çalışanın odaklanmasını, tepki süresini ve karar verme yeteneklerini etkileyerek kazalara yol açabilir. Uzun çalışma saatleri, yetersiz dinlenme molaları ve yüksek basınçlı çalışma ortamları yorgunluk ve stres seviyelerini artırır. İş-yaşam dengesine öncelik veren, mola vermeye teşvik eden ve stres yönetimi tekniklerini destekleyen politikaların uygulanması kaza riskini önemli ölçüde azaltabilir.
Çalışanlar arasında ve farklı departmanlar arasında etkin olmayan iletişim ve koordinasyon kazalara neden olabilir. Güvenlik prosedürleri, iş süreçleri veya ani değişikliklerle ilgili iletişimsizlik yanlış anlamalara ve tehlikeli durumlara yol açabilir. Açık iletişim kanalları oluşturmak, düzenli güvenlik toplantıları yapmak ve açık diyalog kültürünü teşvik etmek güvenlik farkındalığını artırabilir ve kazaları önleyebilir.
Üst düzey güvenlik önlemleri alınsa bile, insan hatası iş kazalarının kalıcı bir nedeni olmaya devam etmektedir. Muhakeme hataları ve dikkat dağınıklığı ciddi sonuçlar doğurabilir. Hesap verilebilirlik kültürünü teşvik etmek, gerekli eğitimi sağlamak ve hata önleme tekniklerini uygulamak insan hatalarının oluşumunu en aza indirebilir.
Kimyasallar, gazlar veya radyoaktif maddeler gibi tehlikeli maddelerle çalışmak doğal riskleri beraberinde getirir. Uygun taşıma, depolama ve imha prosedürlerinin olmaması kimyasal dökülmelere, toksik maruziyetlere veya yangınlara yol açabilir. İşverenler çalışanları potansiyel tehlikeler konusunda eğitmeli, uygun güvenlik önlemlerini sağlamalı ve düzenleyici standartlara uyulmasını sağlamalıdır.
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda, Türkiye'de iş kazalarının tanımı yapılarak çalışanların güvenliği ve sosyal güvenlik haklarının korunması amaçlanmıştır. Bu kanuna göre, iş kazaları belirli koşullar altında gerçekleşen ve çalışanın iş yerinde veya iş ile ilgili olarak meydana gelen istenmeyen olayları kapsamaktadır. Kanun’da iş kazası sayılan hâller şu şekildedir:
meydana gelen olaylardır.
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre iş kazası sigortası kapsamında bulunan sigortalılar şu şekilde sıralanmıştır:
İş kazalarının yaşandığı durumlarda hem işverenlerin hem de çalışanların belirli adımları takip etmeleri önemlidir. İş kazası sonrası yapılması gerekenler şunlardır:
İş kazası tutanağı, iş kazalarının ardından işveren tarafından tutulması zorunlu olan resmî bir belgedir. İş kazası nedeniyle dava açılması durumunda mahkemeye ispat yükümlülüğü açısından oldukça önemlidir. İş kazası tutanağında olması gerekenler aşağıda belirtilmiştir:
İş kazalarında, Sosyal Güvenlik Kurumu’na elektronik ortamda veya doğrudan müracaat ederek yazılı bir şekilde bildirim yapılmalıdır. Elektronik ortamda yapılacak iş kazası bildirimi yalnızca 4A sigortalılar kapsamında olan yani bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalılar için mümkündür. Elektronik ortamda yapılacak iş kazası bildirimleri e-Devlet üzerinden gerçekleştirilebilir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından verilen kullanıcı kodu ve e-bildirge şifresi ile sisteme girilir. Sistem üzerinden iş kazası formu gönderilerek süreç tamamlanır. E-bildirge şifresi olmayan ve 4A sigortası kapsamında olmayan diğer sigortalı kişilerin ve yabancı uyruklu çalışanların işlemleri için Sosyal Güvenlik Kurumu’na doğrudan başvuru yapılarak form doldurulmalıdır.
İş kazası meydana geldikten sonra en geç 3 iş günü içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmelidir. Belirtilen bu 3 günlük süre, kazanın gerçekleştiği günün ertesi gününden başlayarak hesaplanır. Örnek verecek olursak; iş kazası pazartesi günü gerçekleşmişse, bildirimin en geç perşembe gece yarısına kadar yapılması gerekmektedir.
Süre hesaplamalarında "iş günü" kriteri dikkate alınmaktadır. Pazar günleri ve resmî tatiller, 3 günlük sürenin hesaplanmasında göz önünde bulundurulmaz. Ayrıca İş Kanunu'na göre işçiler bakımından cumartesi günleri her ne kadar iş günü olarak kabul edilse de resmî işlemlerde bu günler iş gününden sayılmaz. İş kazası bildirimi de resmî bir işlem olduğundan, cumartesi günleri hesaba katılmaz. Örneğin, cuma günü meydana gelen bir iş kazasıyla ilgili bildirim en geç çarşamba gecesine kadar yapılmalıdır.
İş kazasını bildirmemenin cezası, iş yerindeki çalışan kişi sayısına ve iş yerinin yer aldığı tehlike sınıfına göre değişiklik göstermektedir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre 2026 yılında iş kazasını bildirmeme cezaları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir:
İş kazası sonrası sigortalı olarak çalışanın ve çalışanın yakınlarının Kanun’da belirtilen bazı hakları bulunmaktadır. Belirtilen bu haklar, iş kazası sonrası çalışanın sağlık durumu göz önüne alınarak verilir. Bu haklar:
Geçici İş Göremezlik Ödeneği
Çalışan iş kazası nedeniyle hastaneden istirahat raporu aldığında, aldığı rapor günü kadar geçici iş göremezlik ödeneği alır. Bu ödenek istirahat raporunun ilk gününden itibaren ödenir.
Ölüm Geliri (Ödeneği)
Bir çalışanın iş kazasından sonra ölmesi hâlinde, hak sahibi yakınlarına aylık gelir bağlanır. Bu aylık için çalışma süresi dikkate alınmaz; hak sahiplerinin ödemeyi alabilmesi için bir günlük çalışma bile yeterlidir. Hak sahiplerine verilecek aylık, sigortalının SGK’ya bildirilmiş olan son 3 aylık kazancının
ortalamasının yüzde 70’i olmaktadır.
Sürekli İş Göremezlik Ödeneği
Bir çalışanın iş kazası sonrası sağlık durumu, sürekli iş göremezlik ödeneği almaya hak kazanıp kazanmadığını belirlemek için değerlendirilir. Bu ödeneğin verilebilmesi için çalışanın mesleğinde kazanma gücünü en az yüzde on (% 10) oranında kaybettiğini belgeleyen bir sağlık kurulu raporu gerekmektedir.
Cenaze Ödeneği
Bir çalışanın iş kazası sonrası ölmesi hâlinde, cenaze masrafları için cenaze ödeneği sağlanır. Bu ödenek ölen kişinin eşine, çocuklarına (eşi yoksa) ve ebeveynlerine (eşi veya çocukları yoksa) verilir. Cenaze töreni kişi veya kuruluşlar tarafından düzenlenmişse, ödeme onlara da yapılabilir.
Evlenme Ödeneği
Ebeveynin iş kazası sonrası ölümü sonucunda ölüm aylığı almakta iken evlenen ve bu nedenle aylığı kesilen kız çocuklarına bir defaya özgü olmak üzere, evlenme tarihindeki gelir veya aylığının iki yıllık tutarı olarak ödenen ölüm yardımıdır. Evlenme ödeneği verilen kız çocuklarının gelir veya aylıkları, evlenme tarihini izleyen ödeme dönemi başından itibaren durdurulur.
İş kazası tazminatı; iş yerinde çalışırken geçirdiği iş kazası sonrası yaralanan veya ölen bir çalışanın, işverenle olan iş ilişkisi nedeniyle, çalışan veya yakınları tarafından açılan iş kazası tazminatı davası sonrası almaya hak kazandığı tazminat türüdür.
İş kazası tazminatı; davanın türüne, kazanın şartlarına ve çalışanın iş kazası sonrası durumuna göre değişiklik gösterir. İş kazasında tazminat davaları 3 ana başlık altında toplanır. Davalar; maddi tazminat davası, manevi tazminat davası ve yoksun kalma (ölüm) tazminatı olarak açılabilir. İş kazası tazminat davasında etkili olacak unsurlar aşağıda sıralanmıştır:
İş kazası nedeniyle tazminat davası açma süresi; iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl olarak belirlenmiştir. İş kazası sonrası yaralanma (maluliyet) veya ölüm olması arasında zamanaşımı bakımından herhangi bir fark bulunmamaktadır.
İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddî ve manevî tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartı değildir. Bu nedenle, iş kazası geçiren işçi arabulucuya başvurmadan İş Mahkemeleri’nde dava açabilir.
1- Bir avukatlık bürosunda çalışan sigortalının yıllık ücretli izinli olduğu sırada, çalışma arkadaşlarını ziyaret için veya iş yerinde bulunan şahsi eşyalarını almak için geldiği sırada, sandalyeye takılıp düşmesi sonucu bacağının kırılması durumunda sigortalı izinli bile olsa iş yeri ile olan hukuki bağının sürmesi ve hizmet akdinin aktif bir şekilde devam etmesi nedeniyle sigortalılık niteliği sürmüş olduğundan olayın iş kazası sayılması gerekmektedir.
2- Sigortalı bir çalışanın, işverenin talimatı ve iş yerine ait araçla, işverenin kişisel bir kargo teslimatını yapmak üzere kargo şubesine giderken kaza geçirmesi, sigortalının işveren tarafından verilen görev ile farklı bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana geldiğinden, olayın iş kazası sayılması gerekmektedir.
3- Sigortalı çalışan bir kadının, bebeğini emzirmek maksadıyla iş yerinden ayrılıp evine doğru giderken yolda hırsızlar tarafından gasp edilerek yaralanması, sigortalının mevcut olayda 4857 Sayılı İş Kanunu’ndan doğan süt izni hakkını kullanırken mevcut vakanın meydana gelmesinden dolayı olay iş kazası sayılmaktadır.
1- Metrobüsle işe giden bir sigortalı çalışanın, seyir hâlindeyken dengesini sağlayamayıp düşmesi sonucu yaralanması olayı, çalışanın işe giderken işveren tarafından sağlanan bir taşıtla gidip gelmiyor olması nedeniyle iş kazası olarak kabul edilmemektedir.
2- Bir telekomünikasyon şirketinde modem kurulumu için sahada çalışan bir sigortalının, kurulum yapmak maksadıyla gittiği bir ofisteki işini bitirdikten sonra, iş yerine dönmeden yakınlarda bulunan bir çay bahçesinde çay içerken üzerine kaynar su dökülmesi sonucu yaralanması iş kazası olarak kabul edilmemektedir.
Ek bilgiye ihtiyaç duymanız hâlinde bizimle iletişime geçiniz.
Bilgilendirme Metni!
Bu makalede yer alan içerikler, yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve CottGroup® üye şirketlerine aittir. Bu içerikler, hukuki, mali veya teknik danışmanlık hizmeti niteliği taşımamaktadır ve kaynak gösterilmeden iktibas edilemez.
CottGroup® üye şirketleri, makaledeki bilgilerin doğru, güncel veya eksiksiz olduğunu garanti etmez ve bu bilgilerin içerebileceği hata, eksiklik veya yanlış anlaşılmalardan doğabilecek zararlardan sorumlu değildir.
Burada sunulan bilgiler, genel bir bakış sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olay farklı değerlendirmeler gerektirebilir ve bu bilgiler her duruma uygun olmayabilir. Bu nedenle, makalede yer alan bilgilere dayalı olarak herhangi bir işlem yapmadan önce, konuyla ilgili hukuk, mali, teknik ve diğer uzmanlık alanlarında yetkin bir profesyonele danışmanız önemle tavsiye edilir. CottGroup® müşterisiyseniz, özel durumunuza ilişkin müşteri temsilcinizden bilgi almayı unutmayınız. Müşterimiz değilseniz, lütfen ilgili bir uzmandan görüş alınız.
CottGroup® üye şirketlerine ulaşmak için tıklayınız.
Yazar
https://www.cottgroup.com
İş Yeri Tescili Nedir? SGK İş Yeri Tescili Nasıl Yapılır?
Civan Güneş
18 June 2026
Ticaret Sicil Gazetesi Nedir? Ticaret Sicil Gazetesi Sorgulama
21 October 2024
İş Kolları Yönetmeliğinde Değişiklik
Erdoğdu Onur Erol
2 September 2021
İş Yerinde Bahşiş Uygulaması Hakkında İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Yönünden Değerlendirme
Ümit Kır
4 June 2024