Mevzuat Kategorileri
Hukuksal Düzenlemeler
Türkiye’de Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Sosyal Güvenlik Hukuku, Vergi Hukuku, İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı, Borçlar Hukuku, İş Hukuku, Ticaret Hukuku, Türk Parası Kıymetini Koruma Mevzuatı, Kambiyo Mevzuatı ve Vatandaşlık ve Göçmenlik Mevzuatı ile ilgili en güncel bilgilerin yer aldığı makalelere buradan ulaşabilirsiniz.
İkili Anlaşmalar
Türkiye ve diğer ülkeler arasında yapılan en güncel uluslararası ikili sosyal güvenlik ve vergi anlaşmalarının tarihlerine ve dokümanlarına buradan ulaşabilirsiniz.
12 Ağustos 2025
Yapay zekâ sistemleri, son yıllarda gösterdiği gelişmeyle yalnızca teknik bir dönüşüm değil; aynı zamanda bireyin temel hak ve özgürlükleri, özellikle de kişisel verilerin korunması hakkı açısından yeni tartışma alanları yaratmaktadır. Özellikle otomatik karar verme, profilleme, önyargı üretimi gibi senaryolarda, kişisel veri işleme faaliyetleri sistemsel hale gelmiş ve bu alanda düzenleyici çerçeve ihtiyacı kaçınılmaz olmuştur.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından Nisan 2025’te yayımlanan “Yapay Zekâ Alanında Kişisel Verilerin Korunmasına Dair Tavsiyeler” başlıklı rehber, bu ihtiyaca yönelik kapsamlı bir çerçeve sunmaktadır. Rehber; geliştiriciler, üreticiler, servis sağlayıcılar ve karar alıcılara özel sorumluluk alanları tanımlayarak, yapay zekâ sistemlerinin 6698 sayılı Kanun’a ve ilgili mevzuata uygun şekilde geliştirilmesini ve uygulanmasını hedeflemektedir.
Bu yazıda, söz konusu rehber ışığında, kişisel verilerin korunmasına dair yapay zekâ sistemlerinde dikkate alınması gereken ilkeler, yükümlülükler ve uygulama önerileri yeniden ele alınmakta ve ilgili tüm aktörler için yol gösterici bir bakış açısı sunulmaktadır.
Rehberde yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi ve uygulanması süreçlerinde, kişisel verilerin işlenmesine yönelik tüm faaliyetlerin; insan haklarına, veri güvenliğine ve şeffaflığa dayalı bir çerçeve ile yürütülmesi gerekliliği vurgulanmaktadır. Rehberde yer verilen başlıca ilkeler aşağıdaki şekildedir:
Yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesinden dağıtımına, kullanıma sunulmasından güncellenmesine kadar geçen tüm süreçlerde görev alan geliştiriciler, üreticiler ve servis sağlayıcılar; kişisel verilerin korunması bakımından doğrudan sorumluluk taşımaktadır. Rehberde, bu kişilerin yükümlülüklerine ilişkin de birtakım tavsiye ve öneriler belirtilmiştir:
Yapay zekâ sistemlerinin kurum içinde kullanımı veya entegre edilmesi yönünde karar alan yöneticiler, kamu otoriteleri veya özel sektör üst düzey temsilcileri; kişisel verilerin korunmasına ilişkin sorumluluğu yalnızca teknik ekiplere bırakamaz. KVKK'nın 2025 tarihli rehberine göre, bu gruba özel aşağıdaki ilkeler geçerlidir:
Yapay zekâ sistemlerinin bireylerin özel hayatına ve kişisel verilerine doğrudan etki eden yapılar hâline gelmesi, bu sistemlerin yalnızca teknik değil, aynı zamanda hukuki, etik ve yönetişimsel açıdan da değerlendirilmesini zorunlu kılmıştır. Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından Nisan 2025’te yayımlanan rehber, bu çerçevede önemli ve yapıcı bir başlangıç noktası sunmaktadır. Özellikle geliştiriciler, üreticiler, karar vericiler ve hizmet sağlayıcılar bakımından ayrı ayrı sorumluluk alanlarının tanımlanmış olması, Türkiye uygulaması açısından bir ilk niteliği taşımaktadır.
Her ne kadar rehber; otomatik karar alma, açıklanabilirlik, insan müdahalesi gibi başlıklara doğrudan bağlayıcı düzenlemeler getirmemiş olsa da Kurul’un önceki kararlarında ve uygulama pratiğinde Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ve Avrupa Veri Koruma Kurulu (EDPB) rehberlerine açıkça referans verildiği gözetildiğinde, bu alanlardaki uygulama örneklerinin Türk veri koruma rejimi açısından da yol gösterici olacağı açıktır.
Özellikle:
Bu nedenle, yapay zekâ kullanan veya entegre eden tüm özel ve kamu kurumlarının yalnızca mevcut Türk mevzuatıyla sınırlı kalmaksızın, GDPR standartlarını da dikkate alan bir veri koruma uyum yaklaşımını benimsemeleri, gelecekteki denetim süreçlerine hazırlıklı olmaları açısından önemlidir.
Bu bağlamda, yapay zekâ kullanan veya entegre eden tüm özel ve kamu kurumlarının yalnızca mevcut Türk mevzuatıyla sınırlı kalmaksızın, GDPR standartlarını da dikkate alan bir veri koruma uyum yaklaşımını benimsemeleri, gelecekteki denetim süreçlerine hazırlıklı olmaları açısından önemlidir:
Bu sorulara verilecek yanıtlar, yalnızca yasal uyumun değil; aynı zamanda güven temelli bir dijital dönüşümün de temelini oluşturacaktır. İlgili rehbere buradan ulaşabilirsiniz.
Bu ilkeler hem teknik hem de organizasyonel düzeyde güçlü bir veri koruma kültürü oluşturmak için temel alınmalıdır.
Bu yazı, aşağıdaki resmî belgeye dayalı olarak hazırlanmıştır:
Ek bilgiye ihtiyaç duymanız hâlinde bizimle iletişime geçiniz.
Bilgilendirme Metni!
Bu makalede yer alan içerikler, yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve CottGroup® üye şirketlerine aittir. Bu içerikler, hukuki, mali veya teknik danışmanlık hizmeti niteliği taşımamaktadır ve kaynak gösterilmeden iktibas edilemez.
CottGroup® üye şirketleri, makaledeki bilgilerin doğru, güncel veya eksiksiz olduğunu garanti etmez ve bu bilgilerin içerebileceği hata, eksiklik veya yanlış anlaşılmalardan doğabilecek zararlardan sorumlu değildir.
Burada sunulan bilgiler, genel bir bakış sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olay farklı değerlendirmeler gerektirebilir ve bu bilgiler her duruma uygun olmayabilir. Bu nedenle, makalede yer alan bilgilere dayalı olarak herhangi bir işlem yapmadan önce, konuyla ilgili hukuk, mali, teknik ve diğer uzmanlık alanlarında yetkin bir profesyonele danışmanız önemle tavsiye edilir. CottGroup® müşterisiyseniz, özel durumunuza ilişkin müşteri temsilcinizden bilgi almayı unutmayınız. Müşterimiz değilseniz, lütfen ilgili bir uzmandan görüş alınız.
CottGroup® üye şirketlerine ulaşmak için tıklayınız.