Legislation Categories
Legislative Updates
Here you can access most recent articles on legislative updates regarding Personal Data Protection Law, Social Security Law, Taxation Law, Occupational Health and Safety Law, Code of Obligations, Labor Law, Turkish Commercial Code, Law on Protection of the Value of Turkish Currency, Foreign Exchange Legislation, and Immigration Law in Türkiye.
Bilateral Treaties
You can access the dates of the most recent international bilateral social security and double taxation treaties made between Türkiye and other countries and relevant documents here.
Test
GİRİŞ
Vatandaşların yurtdışında bulunan parasının millileştirilmesini amaçlayan Yeni Varlık Barışı uygulaması 6486 sayılı Kanun ile 29 Mayıs 2013 tarih ve 28661 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ayrıca, Yurt Dışındaki Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında 1 Seri No.lu Genel Tebliğ ise 11 Haziran 2013 tarih ve 28674 sayılı Resmî Gazete ile yayımlanmıştır.
Bu düzenlemeye göre; şahıslar ve şirketler 15/4/2013 tarihi itibariyle sahip oldukları ve yurt dışında bulunan para ve parasal kaynaklar ile yurt dışındaki taşınmazlarını yurt içinde beyan etmek şartıyla mali aftan yararlanabilecektir. Üstelik yurt içine transfer edilmesi şartıyla bazı yurt dışı kazançların gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkün olabilecektir. İşte bu bağlamda; Gelir Vergisi Kanununun geçici 85. maddesinde yer alan düzenlemeye yönelik özellik arz eden hususlar, bugünkü ve bir sonraki makalemizin konusunu oluşturmaktadır.
6486 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile Gelir Vergisi Kanununa geçici 85. Madde eklenmiştir. Bu madde ile gerçek ve tüzel kişilerce sahip olunan para, döviz, altın, hisse senedi ve diğer menkul kıymetlerin yurt içine getirilmesi ve yurt dışındaki taşınmazların kayda alınması suretiyle milli ekonomiye kazandırılması amaçlanmaktadır.
Aynı düzenlemeyle tam mükellef gerçek kişiler ve şirketlerin kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunan kurumlardan elde ettikleri iştirak kazançları ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazançları ile yurtdışında bulunan işyeri veya daimî temsilci aracılığıyla elde ettikleri ticari kazançları, yurt içine transfer edilmek şartıyla gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmektedir.
15/4/2013 tarihi itibariyle gerçek veya tüzel kişilerce sahip olunan ve yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların bildirim veya beyana konu edilmesine ve bazı yurt dışı kazançların gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilmesine ilişkin Gelir Vergisi Kanununun geçici 85 inci maddesinde yer alan düzenlemeye yönelik usul ve esaslar 1 seri numaralı genel tebliğ ile belirlenmiştir.
Kanaat verici belgeleri üç grupta sınıflandırmak mümkündür. Bu belgelerin gerektiğinde vergi incelemesine ibraz edilmek üzere zamanaşımı boyunca saklanması gerekir.
Yabancı Devlet tarafından veya güvencesinde tutulan kayıt ve sicilleri ifade eder. Tapu kayıtları, diğer siciller ve yasal yükümlülükler nedeniyle verilen beyannameler kanaat verici belgedir.
Kanaat verici belgedir. Üstelik bu belgeler tek başına yeterli olup, ayrıca elçilik veya konsolosluk veya devlet kurumları nezdinde ayrıca tasdik zorunluluğu bulunmamaktadır.
Yukarıda sayılan belgelerin dışında, bilgi değişiminde bulunulan yabancı ülkelerde yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik ya da konsoloslukları, yoksa mahallindeki Türk menfaatini koruyan ülkenin aynı nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik olunan belgeler de kanaat verici belge olarak kabul edilecektir.
Şahıslar veya şirketler 15 Nisan 2013 tarihi itibariyle yurt dışında sahip oldukları varlıkları 29 Mayıs 2013 tarihinden itibaren 31 Temmuz 2013 tarihi akşamına kadar TL rayiç bedelleriyle (bildirim veya beyan tarihindeki alım-satım bedeli)
Banka veya Aracı Kuruma bildirim yapanlar, ayrıca Vergi Dairesine beyanda bulunmayacaktır.
Gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerini elektronik ortamda verenler bu varlıklara ilişkin beyannamelerini de vergi dairesine elektronik ortamda vermek zorundadır. Diğer mükellefler elden veya elektronik ortamda verebilir.
Düzeltme taleplerini örnekler üzerinden açıklamaya çalışalım.
Örnek 1: ABBA Tekstil A.Ş. 12 Haziran 2013 tarihinde 1.500.000 TL altın karşılığı Dış Ticaret Vergi Dairesine yurt dışı varlık beyanında bulunmuştur. 15 Haziran 2013 tarihinde bu tutarı 1.200.000TL olarak düzeltmeye karar vermiştir. Bu durumda vergi dairesine düzeltme beyannamesi vererek ilk beyanına ilişkin tutarı indirmiş olacaktır. Ya da 30 Haziran 2013 tarihinde bu tutarı 1.800.000 TL olarak artırmaya karar verdiyse, yine vergi dairesine düzeltme beyannamesi vererek ilk beyanına ilişkin tutarı artırmış olacaktır.
Örnek 2: ABBA İnşaat Ltd. Şti. 25 Haziran 2013 tarihinde 2.000.000 TL karşılığı doları İş Bankası Şişli Şubesine yurt dışı varlık olarak bildirmiştir. 5 Temmuz 2013 tarihinde bu tutarı 1.750.000 TL olarak düzeltmeye karar vermiştir. Bu durumda İş Bankası’na verilen bildirim düzeltilecek ve bu tutar indirilmiş olacaktır. Ancak şirket 30 Temmuz 2013 tarihinde bu tutarı 2.500.000 TL olarak artırmaya karar verdiyse eğer, hiçbir düzeltme yapılmadan İş Bankasına 500.000 TL’lik yeni bir bildirimde bulunması yeterli olacaktır.
Ali Kırmızı 1.000.000 TL yurt dışı taşınmazını 30 Mayıs 2013 tarihinde Avcılar Vergi Dairesine beyanname ile beyan etti. Herhangi bir belgeye tapu vs. gerek olmadan Ali Bey Haziran 2013 sonuna kadar (1.000.000 x%2=)20.000 TL vergiyi vergi dairesine ödemesi gerekmektedir. Yani vergi tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi gerekecektir.
Türkiye'de ikametgâhı bulunmayanlarla ilgili olarak söz konusu beyannamelerin alınması hususunda Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Başkent Vergi Dairesi Müdürlüğü, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Beyoğlu Vergi Dairesi Müdürlüğü ve İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Konak Vergi Dairesi Müdürlüğü yetkilidir. Ve tahakkuk eden vergileri bu vergi dairelerine ödemeleri mümkündür.
Banka veya aracı kurumların, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak varlıkların bildirim değerleri üzerinden %2 oranında hesapladıkları vergiye ilişkin beyannameyi, Ek-4'te yer alan beyanname ile aylık olarak vergi sorumlusu sıfatıyla bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine, elektronik vermesi ve vergilerin ise aynı sürede ödenmesi gerekmektedir.
Varlıkların, beyan veya bildirim tarihini takip eden ay sonuna kadar Türkiye'ye getirilmesi ya da Türkiye'deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi gerekmektedir.
Yani 31 Temmuz 2013 tarihinde 10.000.000 TL karşılığı beyan edilen altının 31 Ağustos 2013 tarihine kadar açılacak bir hesaba transfer edilmesi gerekmektedir.
Bildirim veya beyandan önce yurt dışından Türkiye'ye getirilen varlıkların daha sonraki bir tarihte beyan edilmesi sırasında, varlıkların bildirim veya beyan tarihindeki değerleri esas alınacaktır.
Bu tarih itibariyle madde kapsamına giren varlıkların, bu tarihten 31/7/2013 tarihine kadar yine kapsama giren başka tür varlıklara dönüşmesi halinde, en son varlığın bildirim veya beyana konu edilerek Türkiye’ye transfer edilmesi mümkündür.
Söz konusu varlıkların 15/4/2013 tarihi itibariyle yurt dışında bulunduğunun, bu varlıklara yurt dışında sahip olunduğunun ve ilgili (kambiyo, gümrük, yabancı sermaye gibi) mevzuat çerçevesinde Türkiye'ye getirildiğinin kanaat verici belgelerle ispat yükümlülüğü mükelleflere aittir.
Bu kapsamda olan şahıs veya şirketlerin varlık barışından yararlanabilmesi mümkündür.
Bildirilen veya beyan edilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, banka veya aracı kurumlara bildirildiği ya da vergi dairelerine beyan edildiği tarih itibariyle belirlenen Türk Lirası karşılığı rayiç bedelleriyle (bildirim veya beyan tarihi itibariyle belirlenen alım-satım bedeli, Döviz ve döviz cinsinden varlıklarda, T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru) bildirim ve beyan tarihini takip eden ay sonuna kadar yasal defterlere kaydedilmesi gerekmektedir. Bildirim veya beyan 28 Haziran 2013 ise en geç 31 Temmuz 2013 sonuna kadar bildirim ve beyan 31 Temmuz 2013 ise en son 31 Ağustos 2013 tarihine kadar yasal defterlere kaydedilmesi gerekmektedir.
Yurt dışında bulunan söz konusu varlıkların şirket adına beyan edilmesi durumunda ilgili şirket; gerçek kişiler adına beyan edilmesi halinde ise bu gerçek kişilerin kendileri, maddenin sağladığı avantajlardan yararlanabileceğinden, şirket adına bildirim veya beyana konu edilen varlıkların anılan şirketin yasal kayıtlarına intikal ettirilmesi gerekir. Yani avantajdan yararlanacak şahıs mı? Yoksa şirket mi? Bunun belirlenmesi önemlidir.
Bilanço usulünde defter tutan mükellefler, yasal defterlerine kaydettikleri kıymetleri için pasifte özel fon hesabı açacaklar. Bu hesap sermayenin cüz'ü addolunacak ve sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılmaması gerekir.
Fon hesabında tutulan bu tutarlar, işletmenin tasfiye edilmesi halinde vergilendirilmeyeceği gibi Gelir Vergisi Kanununun 81. maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 19. ve 20. maddeleri uyarınca gerçekleşecek devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı usulünde defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca göstermeleri gerekir.
Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince yasal defterlere kaydedilen bu varlıklar, dönem kazancının tespitinde gelir unsuru olarak dikkate alınmaz.
SONUÇ
Yeni Varlık Barışı ile ülkemize sermaye akışı hızlanmış olacaktır. Bu kaynaklar şirketlerin sermaye yapısını güçlendirecektir. Maliyeti ise %2’lik vergi olacaktır.
Ancak bu düzenleme ile vergi cenneti olan ülkelere akan paranın ne kadarının; yönünü kayıt altına girmek üzere ülkemize çevireceğini zaman içinde hep birlikte göreceğiz.
[1] 6486 sayılı Kanunun 12. Maddesi, 29 Mayıs 2013 tarih ve 28661 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
[2] Yurt Dışındaki Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında 1 Seri No.lu Genel Tebliğ, 11 Haziran 2013 tarih ve 28674 sayılı Resmî Gazete ile yayımlanmıştır.
Kaynak: www.muhasebetr.com
Category Vergi Hukuku Mevzuatı
Bilgilendirme Metni!
Bu makalede yer alan içerikler, yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve CottGroup® üye şirketlerine aittir. Bu içerikler, hukuki, mali veya teknik danışmanlık hizmeti niteliği taşımamaktadır ve kaynak gösterilmeden iktibas edilemez.
CottGroup® üye şirketleri, makaledeki bilgilerin doğru, güncel veya eksiksiz olduğunu garanti etmez ve bu bilgilerin içerebileceği hata, eksiklik veya yanlış anlaşılmalardan doğabilecek zararlardan sorumlu değildir.
Burada sunulan bilgiler, genel bir bakış sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olay farklı değerlendirmeler gerektirebilir ve bu bilgiler her duruma uygun olmayabilir. Bu nedenle, makalede yer alan bilgilere dayalı olarak herhangi bir işlem yapmadan önce, konuyla ilgili hukuk, mali, teknik ve diğer uzmanlık alanlarında yetkin bir profesyonele danışmanız önemle tavsiye edilir. CottGroup® müşterisiyseniz, özel durumunuza ilişkin müşteri temsilcinizden bilgi almayı unutmayınız. Müşterimiz değilseniz, lütfen ilgili bir uzmandan görüş alınız.
CottGroup® üye şirketlerine ulaşmak için tıklayınız.
YMM Karşıt İnceleme Tutanaklarında Elektronik Gönderim Süresi 2027'ye Uzatıldı
Selma Kıy
24 August 2026
Kollektif Şirketler, Adi Ortaklıklar ve Eshamsız Komandit Şirketlerde Gerçek Faydalanıcı Bildirimi
7 August 2026
Vergiye Uyumlu Mükelleflere Teminat Avantajı Getirildi
5 August 2026