Legislation Categories
Legislative Updates
Here you can access most recent articles on legislative updates regarding Personal Data Protection Law, Social Security Law, Taxation Law, Occupational Health and Safety Law, Code of Obligations, Labor Law, Turkish Commercial Code, Law on Protection of the Value of Turkish Currency, Foreign Exchange Legislation, and Immigration Law in Türkiye.
Bilateral Treaties
You can access the dates of the most recent international bilateral social security and double taxation treaties made between Türkiye and other countries and relevant documents here.
Test
06 March 2026
Author Ecem Kumsal Başyurt, Category KVKK - GDPR
28 Şubat 2026 tarihli ve 33182 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun 2026/266 sayılı İlke Kararı, sadakat kart programlarının hukuki niteliğini ve veri sorumlularının yükümlülüklerini önemli ölçüde netleştirmiştir.
Kararın odak noktası şudur:
"Sadakat kart sahibine ait cep telefonu numarası veya kart numarasının, üçüncü kişiler tarafından kasa aşamasında beyan edilmesi suretiyle, ilgili kişinin herhangi bir doğrulamasına başvurulmaksızın işlem yapılabilmesi, kişisel veri güvenliği ve genel ilkelere aykırılık riski doğurmaktadır."
Bu tespit, sadakat programlarının artık yalnızca pazarlama aracı olarak değil, yüksek riskli kişisel veri işleme sistemleri olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Kurul'un 05.07.2019 tarihli ve 2019/198 sayılı Kararında, sadakat karta özel indirim uygulamasının, temel ürün/hizmete erişimi ortadan kaldırmadığı sürece açık rızanın koşul olarak dayatılması anlamına gelmeyeceği değerlendirilmiştir.
Benzer yaklaşım, 25.05.2023 tarihli ve 2023/890 sayılı Kararında da teyit edilmiştir. Kurul, özel yolcu programına katılımın temel uçuş hizmetine erişim için zorunlu olmadığını, programın ek menfaat sağladığını belirterek açık rızanın özgür irade unsurunun zedelenmediğine hükmetmiştir.
Bu kararlar çerçevesinde açık rızanın;
her durumda Kurul tarafından "dayatma" olarak değerlendirilmeyebileceği görülmektedir.
10.03.2022 tarihli ve 2022/229 sayılı Karar, e-ticaret sektöründe çerez kullanımına ilişkin sınırları net biçimde ortaya koymuştur.
Kurul;
çerezlerinin açık rızaya tabi olduğunu, meşru menfaat gerekçesine dayanılarak bu çerezlerin çalıştırılamayacağını değerlendirmiştir.
Ayrıca Kurul, varsayılan olarak çerezlerin çalışmadığı ve kullanıcının aktif iradesi ile onay verdiği opt-in modelini açık biçimde zorunlu görmüştür.
Bu yaklaşım, sadakat programları kapsamında yürütülen segmentasyon, profilleme ve yeniden pazarlama faaliyetleri bakımından da doğrudan önem arz etmektedir.
Kurul, operasyonel süreçlerdeki hataları da ayrı bir veri işleme faaliyeti olarak değerlendirmektedir.
05.01.2023 tarihli ve 2023/4 sayılı Kararda, çapraz barkodlama sonucu farklı kişiye teslim edilen ürün, üçüncü kişiye kişisel veri açıklanması olarak kabul edilmiştir.
Benzer şekilde 18.05.2023 tarihli ve 2023/845 sayılı Kararda, kurye tarafından alıcı telefon numarasının kötüye kullanılması hâlinde veri sorumlusunun, organizasyonel ve teknik tedbir yükümlülüğünün devam ettiği vurgulanmıştır.
Bu kararlar ışığında, "sehven hata" veya "münferit personel eylemi" savunmalarının, 12. madde kapsamındaki sorumluluğu ortadan kaldırmadığı görülmektedir.
Kurul'un 07.10.2021 tarihli ve 2021/1021 sayılı Kararında, ihlalin veri işleyen bünyesinde gerçekleştiği iddia edilse dahi, veri sorumlusunun KVKK'nın 12. maddesinin 2. fıkrası kapsamında müşterek sorumluluğunun devam ettiği açıkça belirtilmiştir.
Sızma testleri, teknik denetim, veri imha süreçlerinin takibi ve sözleşmesel güvenlik hükümleri gibi veri sorumlusunun yükümlülükleri Kurul tarafından incelenerek değerlendirilmiştir.
Bu yaklaşım, e-ticaret ekosisteminde entegratör, lojistik firması, çağrı merkezi ve yazılım sağlayıcıları ile kurulan ilişkiler bakımından kritik önem taşımaktadır.
Kurul, İlke Kararında sadakat kart kullanımının;
gibi farklı işlem türleri bakımından risk derecesine göre farklı doğrulama mekanizmalarına tabi tutulabileceğini açıkça ifade etmiştir.
Bu yaklaşım, Kurul'un 08.08.2024 tarihli ve 2024/1385 sayılı e-ticaret veri ihlali kararındaki risk temelli güvenlik anlayışı ile paraleldir. Anılan kararda da:
veri sorumlusunun 12. madde kapsamındaki yükümlülüğünü ihlal ettiği şeklinde değerlendirilmiştir.
Dolayısıyla Kurul'un değerlendirme kriteri aşağıdaki gibidir:
Kimlik doğrulama ve kötüye kullanım önleme, artık isteğe bağlı değil; 12. madde kapsamında zorunlu bir tasarım unsurudur.
Kurul, sadakat kart sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın üçüncü kişi tarafından işlem yapılmasının, Kanun'un 5. maddesinde sayılan işleme şartlarından hiçbirine dayanmadığını belirtmiştir.
Burada kritik husus şudur:
Bu durum, Kanun'un 4. maddesinde yer alan "doğru ve gerektiğinde güncel olma" ilkesini de zedelemektedir.
Benzer bir yaklaşım, 2023/4 sayılı çapraz barkodlama kararında da görülmüştür: "Sehven yapılan bir operasyonel hata dahi, hukuken yeni bir veri işleme/aktarım faaliyeti doğurabilir."
Kurul, İlke Kararı ile veri sorumlularına 6 aylık uyum süresi tanımıştır.
Bu süre sonunda:
veri sorumluları hakkında Kanun'un 18. maddesi kapsamında işlem tesis edileceği açıkça belirtilmiştir.
Türkiye'deki KVKK yaklaşımı ile AB'nin veri koruma çerçevesi arasında benzer bir yaklaşım bulunmaktadır:
AB Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR), rızanın:
bir irade beyanı olmasını şart koşar. KVKK da benzer bir rıza standardı benimser. Bu nedenle sadakat programı kapsamında pazarlama/ek avantaj rızalarının ayrı ayrı, bilgilendirici ve gönüllü şekilde alınması gerekir.
AB e-Privacy Direktifi, özellikle elektronik iletişim yoluyla yapılan doğrudan pazarlama faaliyetlerinde önceden açık rıza (opt-in) ilkesini zorunlu kılar. Bu direktif, çerezler ve cihazda depolama gibi uygulamalarda da kullanıcının cihaz mahremiyetinin korunmasını öngörür.
Bu yaklaşım, sadakat programlarında:
gibi ilkelere işaret eder.
EDPB'nin hazırladığı GDPR ile Dijital Piyasalar Yasası (DMA) Arasındaki Etkileşim Rehberi, veri koruma yükümlülüklerinin tüm dijital tasarım süreçlerinde başlangıçtan itibaren gözetilmesini (privacy by design) vurgular. Bu da sadakat programları gibi çoklu veri işleme süreçlerinde, risk temelli doğrulama ve veri güvenliği tedbirlerinin baştan tasarımda yer almasını öngörür.
28 Şubat 2026 tarihli ve 33182 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun 2026/266 sayılı İlke Kararı uyarınca sadakat kart uygulaması olan veri sorumlularının aşağıdaki hususlarda 6 ay içerisinde önlem alması gerekmekte olup aksi takdirde Kurul tarafından yaptırım uygulanabilecektir:
Kasada/online'da yalnızca sadakat kart numarası veya cep telefonu numarası söylenerek (ilgili kişinin onayı alınmadan) puan kazanımı / puan harcama / indirim-promosyon tanımlama / fatura adına işleme yapılmasına izin veren akışlar durdurulmalı.
Sadakat kartın kullanımı, ilgili kişinin bilgisi ve rızası dahilinde olduğunu teyit eden bir doğrulama adımı olmadan tamamlanmamalı. Özellikle puan harcama ve indirim tetikleyen işlemler için "Doğrulama yoksa işlem yok." yaklaşımı benimsenmeli.
Kurul'un "farklı ilgili kişi gruplarına alternatif" yaklaşımıyla uyumlu olacak şekilde:
Kurul'un 2026/266 sayılı İlke Kararı'nda, sadakat kart işlemlerinin işlem türü ve risk derecesine göre farklı doğrulama mekanizmalarına tabi tutulabileceği ifade edilmiştir. Kararda belirli bir teknik çözüm zorunlu tutulmamakla birlikte, ilgili kişinin bilgisi ve iradesinin teyidini sağlayacak mekanizmaların tesis edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Bu çerçevede veri sorumluları, faaliyetlerinin niteliği, işlem hacmi, dolandırıcılık riski ve teknik altyapıyı dikkate alarak aşağıdaki gibi bir modelleme yapabilir:
Bu tür işlemlerde, ilgili kişinin açık ve doğrulanmış iradesinin alınması gerekir.
Örneğin;
gibi yöntemler kullanılabilir.
Bu tür işlemlerde asgari doğrulama mekanizması yeterli görülebilir.
tercih edilebilir.
Bu işlemler için hesap güvenliğini temin edecek erişim kontrolleri (örneğin iki faktörlü kimlik doğrulama) öngörülebilir; ancak bunlar işlem doğuran aksiyonlardan teknik olarak ayrıştırılmalıdır.
Önemle belirtmek gerekir ki, Kurul'un yaklaşımı belirli bir teknolojiyi zorunlu kılmak değil; ilgili kişinin bilgisi dışında üçüncü kişi kullanımını önleyecek, amaca uygun ve ölçülü bir doğrulama mimarisinin tasarlanmasını sağlamaktır.
Dolayısıyla burada sayılan yöntemler bağlayıcı bir teknik liste değil; örnek niteliğinde tasarım alternatifleridir. Veri sorumlularının, kendi operasyonel yapıları çerçevesinde risk analizi yaparak uygun mekanizmayı belirlemesi gerekir.
Her sadakat işlemi için şu kayıtlar tutulabilir:
Bu kayıtlar, hem iç denetim hem de olası ihlal incelemelerinde "hukuka uygunluğun gösterimi" açısından kritiktir.
Üyelik, pazarlama ve ek hizmet rızaları ayrı ayrı yönetilmeli ve geri çekme kolaylığı sağlanmalı.
Bilgilendirme Metni!
Bu makalede yer alan içerikler, yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve CottGroup® üye şirketlerine aittir. Bu içerikler, hukuki, mali veya teknik danışmanlık hizmeti niteliği taşımamaktadır ve kaynak gösterilmeden iktibas edilemez.
CottGroup® üye şirketleri, makaledeki bilgilerin doğru, güncel veya eksiksiz olduğunu garanti etmez ve bu bilgilerin içerebileceği hata, eksiklik veya yanlış anlaşılmalardan doğabilecek zararlardan sorumlu değildir.
Burada sunulan bilgiler, genel bir bakış sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olay farklı değerlendirmeler gerektirebilir ve bu bilgiler her duruma uygun olmayabilir. Bu nedenle, makalede yer alan bilgilere dayalı olarak herhangi bir işlem yapmadan önce, konuyla ilgili hukuk, mali, teknik ve diğer uzmanlık alanlarında yetkin bir profesyonele danışmanız önemle tavsiye edilir. CottGroup® müşterisiyseniz, özel durumunuza ilişkin müşteri temsilcinizden bilgi almayı unutmayınız. Müşterimiz değilseniz, lütfen ilgili bir uzmandan görüş alınız.
CottGroup® üye şirketlerine ulaşmak için tıklayınız.
Yazar
https://www.cottgroup.com
VERBİS'e Kayıt Zorunluluğu İstisnalarında Değişiklik
Ecem Kumsal Başyurt
3 October 2025
28 Ocak Veri Koruma Günü
CottGroup Hukuk ve Mevzuat Ekibi
27 January 2022
ISO 27001 & KVKK İlişkisi
9 February 2022
Biyometrik Verilerin KVKK ve GDPR Bakımından İşlenmesi
13 February 2024